13 Aralık 2009 Pazar

HAYDİ ÖZER


Özer “2010 Benim Yılım Olacak"
Fenerbahçe Gazetesi`nin, 72. sayısında oyuncumuz Özer Hurmacı ile yapılan ve "2010 patlama yılım olacak" başlığını taşıyan röportajın tamamı şöyledir:

"Fenerbahçe`ye gelmeden önce futbolculuk kariyerinin 10 senesini gurbette, 5 senesini de Ankara`da geçirmişti. Küçük yaşlarda, futbol alt yapısında meşin topla tanıştığı günlerde de hep yetenekli bir oyuncuydu.. Ailesi de bu yeteneğin üzerine gitti. Kendisi de çok çalıştı.. Hırsıyla, azmiyle kendisini kanıtlayarak Türkiye`nin en büyük kulübüne, Fenerbahçe`ye geldi..

Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman ile ilk tanıştığında, 3 kümede futbol oynayan 19 yaşında bir gençti Özer Hurmacı.. Ankaraspor`da kısa sürede kendisini kanıtlayarak çok genç sayılabilecek bir yaşta takım kaptanlığı sorumluluğunu yüklenmişti..

Kişilik yapısı olarak kaybetmeyi kolayca kabullenemeyen yapısı, yüklendiği kaptanlık sorumluluğu ile üst düzeye çıkmış, kaybetmenin, başarılı olamamanın stresini günlerce üzerinden atamayan kimlikli bir Özer Hurmacı rüzgarı esmeye başlamıştı futbol dünyamızda..

Fenerbahçe yönetimi, Aykut Hoca`nın da olumlu yaklaşımı sonucu, genç Özer`i geçen transfer sezonunda renklerimize bağlamıştı.. Ancak, geçen sezon sonunda yaşadığı ciddi bir sakatlık, onu sezon öncesi hazırlık kampına katılmaktan alıkoymuş, arzulanan formunu yakalaması böylece uzun zaman almıştı..

Fenerbahçe`ye daha uzun yıllar çok başarılı ghizmet verebileceğine herkesin inandığı Özer Hurmacı, bu ayki konuğumuz oldu.. Her sorumuza içtenlikle cevap verdi. Birlikte izleyelim..

Almanya kökenli bir futbolcusun.. Türkiye ile yurt dışı arasında futbol anlamında ne gibi farklılıklar var ?

"Almanya`nın alt yapısı Türkiye`ye göre biraz daha iyi diyebilirim. Çok genç yaştaki çocuklara büyük sorumluluklar verebiliyorlar.. Yurt dışında çok sık turnuvalar düzenleniyor. Ben Almanya`da salon futbolu da oynadım, bu benim teknik becerime olumlu katkı yapan bir tecrübe oldu..
Almanya`da çocuk yaşlardan itibaren çim sahalarda top oynamanız, genç yaşta daha çok yol kat etmenize yardımcı oluyor. Türkiye`de de artık alt yapıya özel bir önem veriliyor. Fenerbahçe`nin alt yapı tesislerinin Almanya`nın en iyi kulüpleriyle eşdeğer olduğunu söyleyebilirim.
Ben hep şunu öneriyorum. Türkiye`de her tarafa bina, apartman yapmak yerine iki tane güzel saha yapmak ve orada çocuklarımızın futbol oynamalarını sağlamak, ülke futboluna daha çok katkı sağlayacaktır.."

Sen de, Daum da aynı ekolden geliyorsunuz, buna rağmen aranızda farklılıklar oluyor mu?

"Benzerlikler çok ama tabii farklılıklar da var. Bu oyuncunun kendi kişisel yeteneği ve yetiştiği çevreye bağlı. Hocamız 27 yıldır teknik direktörlük yapıyor. Çok tecrübeli olduğu için birçok şeyi bizden daha iyi biliyor. Zaten bana göre futbolun dili her yerde birdir. Almanya, Türkiye, Brezilya fark etmez.."

"Özer Hurmacı`yı Özer Hurmacı yapan Aykut hocadır "

Aykut hoca ile aranızdaki bağı anlatır mısın?

"Aykut hocam ile tanıştığımızda ben daha 19 yaşındaydım. Üçüncü ligden kiralık olarak Ankaraspor`a geldim ve burada beraber çalıştık. Özer Hurmacı`yı Özer Hurmacı yapan Aykut hocadır diyebilirim.
Bana vermiş olduğu özgüven, futbolumu, profesyonellik anlayışımı ikiye hatta üçe katlamamı sağladı. Bana her zaman çok destek verdi. Ben de onu mahcup etmemek için de daha çok çalışıp, daha üst yerlere gelmek istiyorum. Ona ve Fenerbahçe camiasına bir borcum var ve şahsen bunun da bilincindeyim.."

Alex ile aynı takımdasın kaptanında seni çok beğendiğini biliyoruz takım içinde sana desteği nasıl?

"Alex`in Fenerbahçe`ye gelmiş geçmiş en büyük yabancı futbolcu olduğunu söyleyebilirim.. Ondan sadece futbol tekniği değil, profesyonellik yaşantısı konusunda da öğrenebileceğim çok şey var.. Antrenmanlardan sonra birlikte ikili çalışmalar yapıyoruz. Bana şimdiden çok şey verdi. Kendi yeteneklerime bunları da katabilirsem ilerde çok daha başarılı olabilirim.
Alex`i bir ağabey gibi görüyorum..Futbol kalitesinin yanı sıra karakter yapısıyla da zirveye ulaşmış bir insan.. Onunla birlikte aynı sahayı paylaşmak bile gerçekten heyecan ve onur verici!.. Ayrıca, medyada benim hakkımda söylediği olumlu şeyler, beni çok motive ediyor.."

"Ben hücuma dönük bir orta saha oyuncusuyum"

Mevki olarak ülkemizde yaratıcı oyuncu sıkıntısı var, bunu kendi özelliklerini katarak nasıl bağdaştırırsın?

"Bu sıkıntı sadece futbolda değil yaşamın her alanında var. Yaratıcılık kolay bulunan bir özellik değil. Futboldan bahsediyorsak yetenek ya da yaratıcılık çalışmadan, zorluklara katlanmadan bir işe yaramaz.

Ben kendimi sadece bir yerde değil, orta sahanın her bölgesinde görev yapabilen bir futbolcu olarak görüyorum. Maçın her dakikasında skoru değiştirebileceğimi düşünüyorum. Bunu kendime olan güvenimden dolayı söyleyebiliyorum. Özer Hurmacı`yı her yerde kullanabilirsiniz. İleride bunu da göstereceğim.."

Oyun içerisinde iki ayağını da iyi kullanıyorsun. Kendindeki iyi ve kötü özelliklerini sıralarsan aklına gelenler nelerdir?

"İyi özelliklerimi sıralarsam, epey bir yer tutar. Kötü özelliklerime gelirsek, kazanma hırsı çok yüksek bir futbolcuyum. Ancak bunu bugüne kadar gösterme imkânım az oldu. Önümüzdeki günlerde daha fazla forma şansı bulduğumda bunu taraftarımıza gösterebilirim.
Bir de kaybetmeyi kesinlikle kendime yediremiyorum. Küçüklüğümden beri kaybettiğim zamanlarda, bir iki gün üzerimden stresi atamıyorum, kendime gelemiyorum. Tabii bu da beni olumsuz etkiliyor. ."

Büyük takımda olmak sende ne gibi etkiler yarattı?

"Her şeyden önce büyük takımda oynamak çok güzel bir duygu. Hele bu büyük takım Fenerbahçe ise harika, tarif edilmesi güç bir duygu. Zaten futbolcuların büyük bir çoğunluğu büyük takımlarda oynamak isterler, ben de Fenerbahçe`ye geldim. Kendimi burada kanıtlayıp, Avrupa`da Türk futbolunu temsil etmek istiyorum."

Futbola başladığında bir idolün var mıydı?

"Tabii ki örnek aldığım futbolcular vardı. Küçükken boyum kısa olduğu için arkadaşlarım bana Diego diyordu, büyüdükçe Zidane`nın ekolünde yetiştiğimiz için onu örnek aldım. Bir de Edgar Davids`i çok beğenirdim."


Sakatlığın ve sonrasında artık kendini hazır hissediyor musun?

"Kendimi hazır hissediyorum ama ayağımdaki vidanın her sıçramam da batması veya ikili mücadeleye girdiğimde o vidayı hissetmem beni rahatsız ediyor. Yazın ameliyatla o vida alınacak ve ben tamamen rahatlayacağım."

Futbol dışında ilgilendiğin spor dalları var mı?

"Futbol dışında ilgilendiğim birçok spor dalı var. Basketbol, voleybol ve masa tenisini vakit buldukça oynayamaya çalışıyorum."

A Milli takımda seni ne zaman göreceğiz?

"Fenerbahçe forması altında 5-6 maç üst üste oynarsam o zaman A Milli takımın kapısının açılacağına inanıyorum. O yeteneğim var, kendime de güveniyorum. Açıkçası şu ana kadar hiç aday gösterilmesem de her zaman kendimi orada oynayabilecek gibi görüyorum. Çalışmaya devam edersem bir gün mutlaka bu hedefime de ulaşacağım."

Taraftarımıza yeni yıl için neler söylersin?

"2009 Fenerbahçe`ye transfer olduğum için benim için unutulmaz bir yıl. Ama aynı zamanda sakatlıklarla dolu bir yıl oldu. 2010 yılı için tek hedefim var sağlıklı bir şekilde, sakatlık geçirmeden futbol oynamak ve takımıma faydalı olmak. Lig de ve Avrupa`da çok büyük hedeflerimiz var. Başkanımızın sözü bizim sözümüzdür. Bunun bilincindeyiz. Son olarak taraftarımıza sesleniyorum: İçinde bulunduğumuz zor günleri, birlik beriberlik içinde aşacağımızı umuyorum.Herkes bu takıma güvensinler ve beni desteklemeye devam etsinler."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BUNLARI DA TAKİP EDİN

Bu Blogda Ara

İzleyiciler