23 Haziran 2009 Salı

HANGİ FORMA DAHA GÜZEL

HAYDİ SEÇELİM HANGİ FORMA DAHA GÜZEL...





22 Haziran 2009 Pazartesi

İSAK KUŞ


Seyretmeye doyamadığımız bir PAŞABAHÇE'li daha var !

ALSENAL'DAKİ ÇÖKÜŞ DEVAM EDİYOR.


Alsenal bu hafta yeni bir hezimet daha yaşadı..Takım kaptanı Ferhat "Yapılacak bişey yok.Elimizden gelen herşeyi yaptık.Black Stocking yenilmesi çok zor bir takım.Önümüzdeki maçlarda daha değişik kadro kurup, ruhsuz topçularla yolumuzu ayırıp,Daha kuvvetli bir takım olup,onların karşısına çıkmak istiyoruz.Black Stocking'i bir kez olsun yenip,Allahımıza şükredip hacca gitmek istiyorum" diye konuştu...

GELİYORLAR !


Paşabahçe alt yapısının önemli yeteneklerinden Berke ve Şenol gümbür gümbür geliyor...

19 Haziran 2009 Cuma





FARK VAR!..


18 Haziran 2009 Perşembe

SPARTAK MASLAK

Spartak Maslak Futbolcuları ve Yönetim Kurulu..

ÖZKAN AYAN !


Özkan siyah şort al artık .......

FARK GÖREMİYORUM, YAA SİZ......



İsimleride aynı futbol sitilleride.Müjdat Çat'ı Fenerbahçenin unutulmaz futbolcularından Kaptan Baba Müjdat'a (Yetkiner) benzetiyorum.Haksızda değilim.Çok hırslı ve rakip forvete düşünme fırsatı vermeden pozisyonu yok eden adam.Müthiş zekası ve topu oyuna sokuşuyla 1 numara.Black Stocking'in herşeyi Müjdat Çat...

ALLY.


Dedikya! Mutlaka seyretmeye doyamayacağınız bir PAŞABAHÇE'li vardır.

TEBRİKLER BLACK STOCKİNG





Bütün takım müthiş oynadı.Herkes kusursuzdu ve görevini yaptı.Sonuç kaçınılmazdı ve galip gelmeyi başardı Black Stocking.Erdal kalede devleşti.Müjdat yerinde oynadı ve müthişti.Emrah tek kelimeyle süperdi.Özgür sakat sakat oynadı ama kimse sakat olduğuna inanamadı.Ally dedikya her zaman seyretmeye doyamayacağınız bir Paşabahçeli vardır.Sanki bu kelimeye nazire yaparcasına oynadı.Özkan aman Allahım kusursuzdu kusursuz.Kaptan Emre nasılmıydı,şimdi bunu yapılan yorumlarda görücez.İnsan kendine bişey diyemiyor.Tebrikler Black Stocking......


Maç Sonucu : Black Stocking : 8 Spartak Maslak : 4

"Erdal ,Müjdat,Özgür,Emrah,Ally,Özkan,Emre"

KEDİ ERDAL




Geçen hafta çok kötü bir maç çıkarmıştı Erdal.Bu hafta bütün hırsını çıkardı toptan ve kendini affettirdi.Müthişti! Tabiri caizse KEDİ gibiydi..Tebrikler Erdal...

17 Haziran 2009 Çarşamba


ANNE, BABAMA NOOLDU ?..

Aslında bişey olduğu yok.. babası gitmiş ayağını burkmuş sahada.. böyle hezeyanlara.. canhıraş çığlıklara gerek yok.. senin baban topa vurmasını, yere sağlam basmasını bilmiyor oğlum.. ayağını burkunca kendini asfalt yollara atıyor... bu kadar basit.. halı sahada ayak bileklerinde yaşanan sakatlıklarla ilgili olarak ilerki zamanlarda sitemizden bilgi verilecetir.. "ağlama Berke.. baban yaşayacak "


İnternette dolanırken farkettim , haber hoşuma gitti . Arjantin takımlarından Racing Club'un teknik direktörü Ricardo Caruso Lombardi , Boca Juniors maçında takımını motive edebilmek için maçtan önce oyuncularına "300" filmini defalarca izletmiş . Filmdeki şiddet sahneleriyle beraber Racing taraftarlarını harmanlayan bir klip te hazırlatmış ayrıca . Sonuç ne mi olmuş ? Racing Boca'yı 3-0 yenmiş. Hakikaten alem takımmış bu Racing . Sahada 'This is Racingggg !" diye bağıran 11 futbolcu görüntüsü hoş olsa gerek. Akşam halı saha maçım var , ben de Cüneyt Baba'yı izleyip gitsem iyi olur . Battal Gazi izlesem iyi gider , gaza gelmem lazım:)

15 Haziran 2009 Pazartesi

DUYURU


Önemle Duyurulur.
18/06/2009 tarihinden itibaren futbolcularımızın maçlara "siyah şort,siyah konç" ile çıkmaları önemle duyurulur.
Teşekkür ederiz.

Metin Oktay


2 Şubat (1936) Galatasaray’ın doğum günüydü. Ne alaka, diyeceksiniz… Alakası şudur: Çünkü Metin Oktay’ın doğum günüydü. Doğum gününde saygıyla anıyoruz. Güzel oyun futbola yaptığı katkıları unutmayız. Fotoğrafta, Metin Oktay, jübilesinde Can Bartu ile formaları değiştirip Fener formasını da giyerek futbolu bırakıyor.

Hangi Lig Hangi Kanalda


Yeni sezonda Avrupa Ligleri'nin hangi kanalda yayınlanacak? Bundesliga el değiştirdi. Kanal 24'den TRT'ye geçti Alman futbolu. TRT'nin usta spikerleri için güzel haber. La Liga NTV'de devam ediyor. Serie A'nın hangi kanalda olacağı belli değil. Premier Lig, Spormax'de devam ediyor. Fransa Ligi, Kanal A'da.

14 Haziran 2009 Pazar

ÇOK YAKIŞIYORLAR !

BENZERLİK NEDİR ?


13 Haziran 2009 Cumartesi

ÖZKAN AYAN,HERKES SANA HAYRAN.


Özkan Ayan!Bu isim Kocaeli Sporu elinin tersiyle itip Black Stocking'le boş mukaveleye imza atıp, futbol yaşantısını halen bu kulüpte sürdürmekte..Kendisi bu durumdan son derece hoşnut olduğunu ve futbol yaşantısını burada bitireceğini söyledi..

Bizde Black Stocking ailesi olarak,kendisine teşekkür ediyor,hep bizimle kal diyoruz ve sloganımızı tekrarlıyoruz.. "Özkan Ayan ,herkes ona hayran"

ÖZGÜR DÖN ARTIK


Black stocking,defansının gözbebeği "Özgür"sakatlığından dolayı bu hafta oynayamadı.Takımın kaptanı Emre "özgürün yokluğunu fazlasıyla hissettiklerini ve onun sahalara bir an önce dönmesi için kulübün bütün sağlık personeli ellerindeki bütün imkanı seferber ettiklerini söyledi.

Topuz İmzayı Attı


Başkanımız Aziz Yıldırım, Kayserisporlu futbolcu Mehmet Topuz ile resmi sözleşme imzaladı. Kulüp binasının yönetim kurulu odasında düzenlenen imza törenine Başkanımız Aziz Yıldırım`ın yanısıra yöneticilerimiz ve Kayserispor Başkanı Recep Mamur ile Kayserispor genel menajeri Süleyman Hurma katıldı. Fenerbahçemizin klasik çubuklu formasıyla kendisini sarı-lacivertli renklere bağlayan imzayı atan Mehmet Topuz`u yöneticilerimiz alkışladı ve sırasıyla tebrik etti.

Taraftara açık imza töreni

Mehmet Topuz`un imza töreninin Pazartesi günü saat 11.30`da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu tribününde taraftara açık olarak yapılacağı açıklandı.

12 Haziran 2009 Cuma

"HAFTANIN MOTORU"


Erdal, bu haftaya kadar kalesinde devleşmişti ama kim bilebilirdiki rezil bir maç çıkaracağını ve tribündeki sevenlerine ,hayranlarına eziyet çektireceğini.Birde formasının arkasında "baba meslee" yazıyor,acaba babası erdalı bu halde görse ne derdi.Bu hafta göstermiş olduğu çok düşük performansla haftanın motoru seçildi.

11 Haziran 2009 Perşembe

FB-BLACKSTOCKING


AYAKTAKİLER:HÜSEYİN,EMRAH,ÖZKAN,ÖZGÜR. OTURANLAR:ALY,EMRE,ERDAL

Cristiano Ronaldo Real Madrid'de


Kaka transferinde kalmış blog-vakitsizlikten, havalardan- bir hatayla. En pahalı transfer yazdım, Zidane'ın rakamını yanlış hatırlamışım. Florentino Perez o olmadı bu oldu dedirtti. Cristiano Ronaldo için Manchester United 96 milyon euro bonservis bedelini kabul ettiğini ve Real Madrid'in oyuncusuyla transfer görüşmesi yapabileceğini resmen açıkladı internet sitesinden. Florentino Perez en zor iki transferi bitirdi, listedeki diğer isimlere çantada keklik olarak bakıyordu demek ki. Futbol piyasası çıldırmıştır, hayırlı olsun. Real Madrid'de 7 numara Raul'da olduğuna göre ben olsam Cristiano Ronaldo'ya 96 numarayı verirdim...

DERSİMİZ MATEMATİK...


1959'dan bu yana Türkiye Federasyonu'nun tescil ettiği 1. lig /süper lig sayısı 50

yada başka bir ifade ile bu sezon 51. şampiyon belli olacak.

Şampiyonluğa oluşan 4 kulübün şampiyonluk sayıları;

Fenerbahçe:17

Galatasaray:17

Beşiktaş:12

Trabzon:6

Evet şimdi bizleri küçük bir toplama işlemi bekliyor

17+17+12+6= 52

52 eşit değil 50

Bilindiği üzere Beşiktaş 1959 yılından önceki 2 şampiyonluğunu tescil ettirdi.

Soru: Türkiye Futbol Federasyonu ne zaman kuruldu

Cevap: 1923

Kendimi kendimden çıkarsam 0 kalmaz

bu matematik bizi kandırıyor hocam...

10 Haziran 2009 Çarşamba

BLACK STOCKING FC


Kadıköy ve Fenerbahçesi; İstanbul’un Kadıköy yakası; Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir eşsiz yöre... Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da, Kalamış’ıyla Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir rüya beldesi... Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği yıllar...


Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yıllara doğru aynı şevkle ışık saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı sanki... Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını önce yakınlara, sonra da yarınlara armağan edeceği günleri bekliyordu gayri... Kuşdili Çayırında İlk Futbol Oyunu;İlk futbol oyununun, bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri çok keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandıracağı ve de bu sporu onlara sevdireceği pek tabii idi ve hatta da kaçınılmazdı. Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için cemiyet kurmanın ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan İngiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Yine de, hemen her akşamüstü bilhassa Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da antrenmanları, Kadıköy halkının büyük bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle akşamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa civarlarından gelecek öbek öbek halkı, gününe ve hava durumuna göre küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola koyulurlardı. Yok, eğer günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta yaşlı hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi toprağa bağdaş kurar, kimi büyükçe bir taşa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli, başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora, bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam soluk soluğa koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan örnek alan bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradır bir gürradır gider, topa en çok vuranla onu en havalara yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir başka deyişle 1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz gençlerinin artık modern futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım kıpırdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya dönüştürmeye başlıyordu.


Kadıköy Football Association ; 1890’lı yıllarda İstanbul Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht İstanbul’a uzak ve rahat iki şehir olan Selanik ile İzmir, 1870’li yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk taraftar bulduğu toprakları oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı toprakları üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu.


Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini, 1894 yılında İzmir’de “Football Club Smyrne”nin kurulması ile birlikte İstanbul - İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki “Football Association” takımı, iki yıl içerisinde “İzmir Karması” ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti.


“BLACK STOCKING FC” Kuruluyor ; Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, mevcut monarşi rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı. Bu durum ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi topraklarında futbol oynamanın imkan ve zevkinden mahrum olan ve onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri arasında, sadece üzüntü değil aynı zamanda tabii ki öfke ve hırs da uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz adı altında Black Stocking FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) ‘nü kuruyorlardı. Ancak siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve hemen dağıtılıyordu.
1899; Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stocking FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stocking F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer araçtırlar . Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stocking (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.

HATIRALAR..


Snoopy çizgi filminden bu güzel sahne çoğumuzun aklının bir köşesinde kazılıdır.

Bir de Fenerbahçe girince işin içine, çok güzel olmuş..

Profesyonel futbolun hileli kantarının topuzu!


Profesyonel futbolun pazar yerinde ar damarları foseptik gibi patlayanların leş kokusu ortalığı sardı. Futbol oyununun katlinin profesyonelleri, ahlaksız sistemlerinde boğazlarına kadar bokun içine bata çıka transfer oyunlarını sürdürürken minareyi çalıp çalıp kılıfını uydurmaya çalışıyorlar. Bütün rezillikleri yapıp hukuk, etik, kulüp duruşu gibi yaygaralarla aptal futbol tüketicisi haline getirilmiş milyonlarca taraftarına yeterli dozda uyuşturucu zerk ediyorlar. Kulüp-şirket patronları, menajerler, futbolcular, transfer sapığı medyalar, sponsorlar bu seyirlik futbol foseptiğinin içinde fırtınalar kopartmayı yine başardılar. Bu kez fırtınanın adı Mehmet Topuz isimli bir Anadolu köylü kurnazı! Bütün Türkiye işi gücü bıraktı, “Mehmet nasıl kurtulur”u konuşup gününü gündem ediyor! Sahada bile bu kadar kıvrak olmayan futbolcular, transfer zamanı her davulun önünde kıvırta kıvırta oynayarak ortalığı düğün yerine çeviriyorlar. Süper çürümüş futbolcular liginde, ortalık doğuştan Fenerliler, doğuştan Cimbomlular, doğuştan Beşiktaşlılardan geçilmez oldu. Anaların, babaların, hısım akraba eş dostun belgesel tadında “oradaydım” tanıklıkları her gazeteye manşet!

Ortalıkta dolaşan akıllara zarar deyim, “doğuştan bilmem neli” palavraları! Sanki sahaya çıkış tünelinden fırlar gibi analarının münasip yerinden formayla fırlayan futbolcular, doğumhanede hemen tutuğu takıma dair doğuştan ıngalamalarda bulunuyor! Faşist iklimli coğrafyada, doğuştan Müslüman, doğuştan Türk olmak yetmezmiş gibi, bir de ek olarak doğuştan tutuğunuz takıma olan kanlı göbek bağınızı marifetmiş gibi ortalığa saçın! Futbolun bu parasal ikliminde hâlâ futbolu biraz seviyorsanız, bu kabus uykusundan uyanın! Futbol oyununa taraf olmayan, futbol kulübü kılığındaki şirketlere müşteri-taraftar olur! Sevdiği takımın formasını sahada bir saniye giyse mutluluktan ölebilecek insanlar, nasıl oluyor da parayla alınıp satılan sevgilerin peşinde böyle hipnotize olabiliyorlar?

Doğuştan insan olmayı yeterli bulmayanlar doğuştan faşizmin kollarına doğarlar!


Seyretmeye doyamayacağınız bir li mutlaka vardır.



Fenerbahçe forması çok kutsal bir formadır ve Türkiye Cumhuriyetinin formasıdır...

Mehmet Topuz Fenerbahçe formasını giymelidir... Mehmet Topuz transferi Türkiye’de büyük ses getirdi. Bu karmaşık transfer hikayesi ne ilk ne de son olacak. En güncel olması sebebiyle değerlendirilmesi gereken bir transfer olduğu kesin. Kayserispor’un mantık dışı bir şekilde geçmiş yıllarda teklif edilen -Türkiye piyasası için- astronomik rakamları ret etmesinin pişmanlığını yaşadığını düşünüyorum. Mehmet Topuz bir Messi değildir ancak iyi bir futbolcudur. Kayserispor bonservisini elinde bulundurduğu her futbolcusunu istediği kulübü satma hakkına sahiptir. Mehmet Topuz’da profesyonel bir futbolcu olarak dilediği kulübe gitme hakkına sahiptir. Büyük kulüpler büyük futbolcular transfer eder. Büyük kulüpler istedği futbolcuya forma giydirir. Fenerbahçe, Mehmet Topuz gibi futbolculara da Fenerbahçe forması giydirmelidir. Mehmet acele edip yanlış kararlar vermiş olabilir. Bu tip kararların örnekleri çoktur. Önemli olan yanlışlardan dönmektir. Yanlışı bir başka yanlış ile düzeltmeye çalışırsanız hayatınız boyunca pişmanlık duyabilirsiniz. Formasını giymek isteyen her futbolcu Fenerbahçe istediği sürece formasını giyebilir. Neler yaşanmış olursa olsun geriye bakmanın bir manası yoktur. Fenerbahçe Spor Kulübü Mehmet Topuz’u istiyorsa alır ve almalıdır da. Fenerbahçe forması çok kutsal bir formadır ve Türkiye Cumhuriyetinin formasıdır. Bu bir onur ve gurur meselesi değildir. Çok basit bir anlamı vardır bu transferin;

FENERBAHÇE İSTEDİĞİ FUTBOLCUYA FORMASINI GİYDİRİR

Volkan Demirel kalmalıdır..

Volkan iyi bir bir kaleci olmanın yanısırısa kalpten Fenerbahçe’lidir. Performansını çok daha fazla arttırması gerektiğine inanıyorum. Volkan öyle bir kaleci ki isterse, kendini verirse Avrupa’nın ilk 5 kalecisinden biri olabilir. Olabilir çünkü o potansiyel onda var ancak kendisini takıma tam vermemesi sebebiyle çok ciddi hatalar yaptı geçmişte. Halbuki futboldan başka bir sey düşünmeyen Volkan bu eleştirelere maruz kalmayabilir. Daum geçmiş yıllarda “kalede gördüğümde dehşete düşüyorum” demişti bugün anlaşma imzalarken takımda kalmasını istediği ilk isim Volkan Demirel. Volkan kendisini sevenleri ve güvenenleri imza attıktan sonra göstereceği performans ile cevap vermelidir.Volkan’ı Volkan yapan Fenerbahçe’nin iyi bir Volkan’a, Volkan’ın da Fenerbahçe’ye ihtiyacı var. Fenerbahçe ile Volkan arasında para söz konusu hiç bir zaman olmamıştır bundan sonra da olmayacaktır çünkü Volkan para işlerini hiç bir zaman konuşmaz.

Volkan Ballı bu kulübün çok önemli dengelerinden biridir...

1993 senesinde Volkan Ballı`yı ilk tanıdığımda müthiş bir Fenerbahçe`li olduğu anlamıştım. O dönemlerde yabancı futbolculara yaptıkları yardımlar sayesinde Türkiye`ye gelen yabancı futbolcuların yerleşmesinde ve ortama alışmasında çok büyük pay sahibi olmuştur Volkan Ballı. Yıllar sonra idari menejerliğe getirilen Volkan Ballı futbolcular ile ilişkisi, yönetim ile seviyeli diyaloğu, ketum olması ile birlikte ağzının çok sıkı olması ve herşeyden önce taraftarımızın haklı sevgisini alarak önemli bir yer edinmiştir camia içerisinde. Volkan Ballı`nın hizmetleri devam etmelidir. Zira kulübe vermesi gereken çok şey vardır.

Transfer çalışmaları hızla yapılıyor..

Muthiş bir transfer dönemi geçireceğimizi düşünüyorum Fenerbahçe adına. Bilica ve Bekir’e hoşgeldin diyorum. İki önemli transfer ile başladık transfer sezonuna. İki futbolcunun da başarılı olmasını diliyorum. Selçuk’un sözleşmesini uzatması sevindirici. Kurulan kadroya girmesi için çok daha fazla mücadele etmek zorunda kalacak Selçuk zira hedeflenen kadro çok umut verici. Transferlerde beklentinin doğru oluşması adına iletişimin öneminin altını bir kez daha çizelim.

Metin Şen

Ancak Kumda Oynarsın !


"Sen ancak kumda oynarsın" deriz ya. İşte bu ondan. Maradona'nın oğlu ancak kumda oynayabiliyor bu oyunu...

Yeni iddia: Luca Toni!

Fenerbahçe'nin yurt dışından yıldız transferinin kim olacağı merakla beklenirken, Çizme Basını bu ismin Bayern Münich'in İtalyan forveti Luca Toni olduğunu iddia etti.

Transfer haberleriyle ünlü Calciomercato isimli internet sitesi, Bayern Münih'ten ayrılacağını açıklayan Luca Toni'nin talipleri arasında Fenerbahçe'nin de yer aldığını ve Daum'un ısrarla bu transferi istediğini ileri sürdü.

Dış transferde çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe Yönetiminin, Lugano ile de anlaşma noktasına geldiği, tek pürüzün oyuncunun menajeri Figger'in istediği yüksek imza bedelinin olduğu öğrenildi.

Uruguaylı futbolcuyu kalmaya ikna eden sarı lacivertli yöneticilerin Juan Figger ile pazarlıkları sürdürdüğü, birkaç gün içinde Lugano ile sözleşme yenilenebileceği bildirildi.

Kaleci Volkan ile de büyük ölçüde anlaştıkları ortaya çıkan Fenerbahçe Yönetimi'nin birkaç gün içinde bu transferi de noktalayacağı ifade edildi.

Sarı lacivertlilerde dış transfer gündeminde olan Özer Hurmacı içinse Ankaraspor'un istediği bonservis bedelini yüksek bulunduğu; başkent ekibinden indirim talep edildiği gelen haberler arasında.

Ankaraspor'un bu transfere karşılık Fenerbahçe'den Uğur Boral'ı istediği, ancak sarı lacivertlilerin bu teklife sıcak bakmadıkları ortaya çıktı.

Bursasporlu Sercan için ise sarı lacivertlilerin ocak ayından beri herhangi bir girişimde bulunmadıkları ve bu transferden vazgeçtikleri belirlendi.

“Aksi düşünülemezdi”


Fenerbahçe ile sözleşmesini uzatan oyuncularımızdan Selçuk Şahin, Fenerbahçe'nin hayatının bir parçası olduğunu belirterek, "Fenerbahçe'de kaldım. Zaten aksi de düşünülemezdi" dedi.
Tatilini Antalya'da geçiren Selçuk Şahin, anlaşmanın duyurulmasından sonra resmi internet sitemize açıklamalarda bulundu. İlk olarak anlaşma sürecini anlatan Selçuk Şahin, "Görüşmeler uzun süredir devam ediyordu. İkinci yarının ortasından bu yana anlaşma zemini arıyorduk. Bazı ufak tefek pürüzler kalmıştı. Ortak bir noktaya geldik ve anlaştık. Fenerbahçe benim hayatımın bir parçası haline gelmiş durumda. Ben de kulüp beni istediği sürece burada futbol oynamaktan yanaydım. Sonunda Fenerbahçe'de kaldım. Zaten aksi de düşünülemezdi. Fenerbahçe'nin havasını soluyan bir futbolcu, kolay kolay başka bir yerde oynayamaz diye düşünüyorum. Umarım uzun yıllar da burada devam ederim. Herkese hayırlı olsun" dedi.
Yeni sezon için görüşlerini de dile getiren Selçuk, "Kötü bir sezonu geride bıraktık. Camiayı, taraftarlarımızı ve yöneticilerimizi çok üzdük. Bunun bilincindeyiz. Ben şahsen bunu telafi etmek için yeni sezonun bir an önce başlamasını istiyorum. Henüz kadrolar tam olarak belli değil ama Fenerbahçe Türkiye'de her zaman için en büyük favoridir. Avrupa'da da geçen yılın izlerini silip, bu yıl çok iyi yerle geleceğimizi sanıyorum. Geçen sezon UEFA Kupası'nda final oynayan takımları burada izledik. Fenerbahçe'nin kapasite olarak onlardan aşağı kalır yanı yok, hatta artılar var diye düşünüyorum. Bu sene bir final neden olmasın" diye konuştu

BİLİCA FENERBAHÇE'DE

resim

'Hayallerim gerçek oldu'

Fenerbahçe´nin renklerine bağladığı geçen sezonun flaş ismi Bilica, Sivasspor´da kılpayı kaçırdığı kupaları Sarı-Lacivertli forma altında kazanmaya geldiğini söyledi

Süper Lig’de geçen sezonun en başarılı isimleri arasında yer alan Sivasspor’un Brezilyalı stoperi Bilica, Fenerbahçe ile 3 yıllık sözleşme imzaladıktan sonra yaptığı açıklamada, hayallerini süsleyen takıma geldiğini söyledi. Bonservisiyle birlikte Yasin Çakmak, belirli bir miktar para ve kiralık üç oyuncu karşılığında Sarı-Lacivertli renklere dahil edilen 30 yaşındaki oyuncu, Sivasspor’un resmi internet sitesinden yolladığı mesajda, “Türkiye’yi Sivasspor ile tanıdım. Hiç kuşkusuz Türkiye’de başarılı olmamda Sivasspor’un, hocam Bülent Uygun ve başkanımız Mecnun Odyakmaz ile yönetim kurulunun, sporcu arkadaşlarımın çok önemli rolü var. Sivasspor’da şampiyonluk sevinci yaşamak istedim, ama olmadı, şampiyonluğu kıl payı kaçırdık. İnşallah yeni sezonda Fenerbahçe ile kupada ve ligde mutlu sonu yakalarız” dedi. Jakline: Çok mutluyuz Sezonun bitimi ile birlikte kısa bir tatilin ardından Fenerbahçe yönetim kurulu ile görüştüğünü imza attığını kaydeden Bilica, “Sivasspor’a başarılar diliyorum. Oradaki arkadaşlığı ve samimiyeti asla unutamam. Fenerbahçe ile yeni bir sezona ‘merhaba’ diyeceğiz. Fenerbahçe rüyalarımı süslüyordu, şimdi gerçek oldu” görüşünü dile getirdi. Bilica’nın eşi Jakline ise “Çok mutluyuz. Eşim istediği takıma transfer oldu. Sivaspor’da olduğu gibi Fenerbahçe’de de adından söz ettireceğine inancım sonsuzdur” değerlendirmesini yaptı.

Kaka Real Madrid'de

Brezilya milli takım kampından çıkartamadıkları için daha fazla bekleyemediler. Kaka'nın transferi hem Madrid hem de Milano'yu germişti. Diğer transferleri de tetikleyeceğinden Florentino Perez imza şovu sonraya bıraktı. Bir önceki başkanın 2 yıl uğraştığı transferi 10 günde bitirdi. Adamın sadece parası var demek yetmiyor. Transferin maliyeti: Milan'a 64.5 milyon gidiyor. İlk kulübü Sao Paulo da 2.7 milyon euro alacak. Dünyanın en pahalı futbolcusu oldu bu rakamlarla. 6 yıllık sözleşme imzaladı. Yıllık kazancı en fazla kazanan futbolcu olmasına yetmedi. Sadece 9 milyon euro (!)Sezon ortasında Milan, Man. City'ye satarken "gitmiyorum" demişti, Real Madrid'in ödediği bonservisin çok daha fazlasını verdi Dubai sermayesi. Son sözü söyleyen Kaka oldu. O gün de Real Madrid'e sezon sonu için söz verdiği yazıldı. Kaka'nın "Bu takımda yaşlanmak istiyorum" sözünü tercih etti Milan taraftarı. Biri resmi sitesinden harika 6 yıl için teşekkür ederiz dedi, diğeri hoşgeldin dedi. Serie A bir süperstarını daha kaybetti. NTV de zaten bu ligi gelecek sezon yayın haklarını almadığını açıkladı. Biz de transferin boku çıkıyor. Adamlar da Kaka'yı alıyor... Marca gazetesi "Biz bu transferi önceden yazmıştık" dese, 100 sayfalık ek vermesi lazım son 3 yıla dair...

BEYKOZ'UN YENİ FUTBOL YILDIZI

Beykoz’dan son yıldız adayı Gökhan Suülker

Beykoz ilçesindeki Amatör Spor Kulüplerinden yakın zamanlarda hep yıldız futbolcular çıkmış ancak nedense bu isimler Beykoz 1908 yönetim ve teknik kadroları tarafından dikkate dahi alınmamıştır. Alınanlarda yasak savarcasına kampa götürülmüş sonrasında ise bir bahane bulunup geri yollanmıştır. Bu konuda o kadar çok örnekler var ki saymakla bitmez. Bu gün Gençlerbirliği takımında forma giyen Eren Aydın Beykoz’aönerildiğinde dönemin Teknik Direktörü bundan bir şey olmaz manasına sözler sarf etmişti, Eren’in şimdiki geldiği nokta ortada. İstanbul Büyükşehir Belediye Takımında Santrfor olan İskender Alın ile Gaziantep Büyükşehir Belediye’de oynayan ve Gaziantepspor forması da giyen Fatih şen daha 16 yaşlarında Yozgatspor tarafından keşfedilecekti.

22 Yaşında 1.88 boyunda cıva gibi bir delikanlı

Dedik ya saymakla bitmez,alın size Beykoz ilçesinden çıkan son yıldız adayını tanıtalım Gökhan Suülker….Paşabahçe Altyapısından yetişen ve A Takıma çıkan Gökhan sezonu Anadoluhisarı İdmanyurdu takımında tamamladı.22 yaşında ve 1.88 boyu ile müthiş bir fiziğe sahip Gökhan yeteneği ile oynadığı stoper ve ön libero mevkilerinde sergilediği başarı pek çok profesyonel ekibin dikkatini çekmiş durumda.Aslında 2 sezondur kendisine gelen teklifleri İstanbul’da okuması nedeni ile kabul etmemekte. Okul demişken İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Futbol Takımında Türkiye şampiyonluğu sevincini çok yakın zamanda yaşadı. Üniversiteler arası Türkiye zampiyonu oldukları takımda bir tek amatör liglerden gelen isim Gökhan Suülker idi. Bu takımda oynadığı ve profesyonel liglerde mücadele eden arkadaşlarından bazılarını sayarsak ne derece kaliteli bir isim olduğu sanırız daha da perçinlenir.

Profesyonel yıldızlar arasında bir Süper Amatör !

Yeniden Türkcell Süper lige çıkan Kasımpaşaspor takımından Bülent Uzun, Sarıyer Takımından Erdem,Beykoz’un Yükselme Grubundaki rakiplerinden Van Belediyespor’un etkili isimlerinden Menderes Korkmaz,şampiyon Beşiktaş’ın A Takım kadrosundaki isimlerden Necip Uysal ve yine aynı takımdan olan ve önümüzdeki sezon İngiltere Liglerinden Aston Villa’ya gidecek olan Orhan Gülle,Beşiktaş PAF Takımının yıldızlarından Oğulcan Engin,Ömer Sümer ve Kaleci Umut, G.Osmanpaşaspor’lu Burak Ateş,Akçaabat Sebatspor takımından Gökhan Andaç….işte bu oyuncuların olduğu ekibe dahil olan ve hatta bazı isimleri aşıp formasını kapan Gökhan Suülker namı diğer Gogo’yu acaba Beykoz Teknik kadrosundan ya da yönetiminden gören,duyan biri var mı acaba ? bunu merak ediyoruz etmesine de Üniversitelere Arası Futbol şampiyonluğundan sonra pek çok 2. ve 3.lig takımının transfer listesine giren Gogo’yu Beykoz’a kazandırmak zaman geçtikçe zor olacaktır. Kendisini yetiştiren Antrenörleri Ramazan Sökmez ve Fahrettin Eldek’de Gökhan Suülker’in futbolculuğuna ve karakterine kefil olurken böyle bir değerin elden uçup gitmesini şahsen büyük bir hata olarak nitelendirebilirim. Beykoz 1908 A.Ş.Takımında belirsizlik devam ederken,ilk fırsatta Gökhan Suülker ile görüşülmesini tavsiye ediyorum.

9 Haziran 2009 Salı


Fenerbahçeli taraftarların çoğu, düzenlenen bir ankette Kayserisporlu Mehmet Topuz'un transferine karşı çıktı !..



Antu.com'da halen devam eden, ''Mehmet Topuz'un transfer edilmesini istiyor musunuz?'' şeklindeki sorunun yöneltildiği ankette kullanılan ''Hayır'' oyları yüzde 59,64'lük bir çoğunluğa ulaştı.

''İstiyordum, ancak yapmış olduğu açıklamalardan sonra kararsızım'' şıkkının yüzde 24,10'luk oy aldığı ankette, ''Evet'' seçeneği yüzde 16,26'da kaldı.

Fenerbahçe'nin bonservisini aldığı Kayserisporlu futbolcu, ''Beşiktaşlıyım, Beşiktaş forması giymek istiyorum'' şeklinde açıklama yapmıştı.

8 Haziran 2009 Pazartesi

bejeke duruşu !



Beşiktaşlı Duruşunun Arşiv Kayıtları

Mehmet Topuz olayında bütün etik ilkeleri çiğneyerek sözleşmesi devam eden bir futbolcuyu ayartıp, geçersiz bir protokol imzalattıktan sonra Antalya`da kimilerine göre Titanic Otel, bazı iddialara göre de Belek`teki Gloria Serenity Resort`ta bir odaya kapatan Beşiktaş, "Duruş duruş" diye çalımlanıyor. Güya Mehmet Topuz mal değilmiş, eşya gibi alınıp satılamazmış, Beşiktaşlı bir futbolcu Beşiktaş`ta oynarmış diye. Oysa tarih ve gazete arşivleri böyle demiyor. Futbolcuyu bir mal gibi alıp satmanın alasını yıllardır Beşiktaş pek de güzel uyguluyor.

Sen mazindeki karanlık transfer dolaplarını unut, futbolculara mal muamelesi yapıp, kendi istekleri dışında keyfince al sat. Sonra Beşiktaşlı duruşu diyerek hava at. Dikkat edin ey Beşiktaşlılar, o dilinizden düşmeyen duruşunuza çok sağlam bir Fenerbahçe vuruşu geliyor bu sefer.

Antu forumları üyesi Historian rumuzlu arkadaşımız, Beşiktaş`ın çirkin transfer olaylarının medyadaki yansımalarını içeren çok güzel bir arşiv çalışmasını forumlarımızda yayınladı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz ve gazete arşivlerindeki haberleri ibretle okuyoruz:

AĞLATAN TAKAS

http://arsiv.sabah.com.tr/2000/06/28/s05.html

Beşiktaş Başkanı Bilgili ve Samsun Başkanı Uyanık‚ Erman için sonunda anlaştı. Takas olarak Samsun´a verilen Ertuğrul haberi hazırlık maçının devre arasında duydu ve yıkıldı. Beşiktaş‚ Samsunlu Erman´ı sonunda renklerine bağladı. Günlerdir transferi yılan hikayesine dönen Samsunlu futbolcu için dün başkan Bilgili‚ Samsun Başkanı Uyanık´la birkez daha masaya oturdu. Bilgili‚ Erman´ın 4 milyon $ olan bonservisi için Uyanık´a "Size para veremeyiz" dedi ve futbolcu önerdi. Uyanık ise "Tamam" dedi ve "Ertuğrul´u isterim" diyerek bombayı patlattı. Kartal´ın başkanı biraz düşündü ve Uyanık´ın teklifini kabul etti. Ertuğrul‚ 94-95 sezonunda rekor bir ücretle (75 milyar) geldiği Beşiktaş´tan takas olarak Samsun´a geri dönmüş oldu.

Ertuğrul‚ Beşiktaş´ta 240 maçta 96 gol attı.

"BEŞİKTAŞ İLE BÜTÜNLEŞMİŞTİM"
Haberi basından Beşiktaş´ın dün Lusteneau ile yaptığı hazırlık maçında öğrenen Ertuğrul neye uğradığını şaşırdı ve gözleri doldu. Başarılı futbolcu‚ "Diyecek bir şey yok. Üzgünüm. Bu yönetimin takdiri. Yıllardır hizmet ettiğim bir takımdan ayrılmak benim için çok acı. Beşiktaş´la bütünleşmiştim" dedi. Bu arada teknik direktör Scala‚ Ertuğrul´un transferinden haberi olmadığını belirterek‚ "Yönetim yanlış yapmış!" diye konuştu.

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/112849.asp

NİHAT: "ŞU AN SOCIEDAD`I DÜŞÜNMÜYORUM"
Beşiktaş`ın yaptığı antreman sonrası asbaşkan Yıldırım Demirören ile bir araya gelen Nihat‚ transfer teklifinin kendisine ilettildiğini söyledi.

15 Ekim Beşiktaşın golcü futbolcusu Nihat Kahveci‚ şimdilik Real Sociedada transfer olmayı düşünmediğini söyledi. Nihat‚ şimdilik tek düşüncesinin Galatasaray maçı olduğunu kaydederek‚ Yöneticilerimize şimdi önümüzde önemli maçlar olduğunu ve bunları düşündüğümü söyledim. Şu an için Real Sociedada gitmeyi düşünmüyorum diye konuştu.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=20219

NİHAT`A SOCIEDAD YOLU GÖRÜNDÜ
Nihat gitmek istemiyor ama‚ Daum bile maddi sıkıntılar nedeniyle genç futbolcunun yuvadan uçacağını ima etti.

http://www.tumgazeteler.com/?a=2479025

ERTUĞRUL SAĞLAM AĞLADIĞINI UNUTTU MU?
....
Evet‚ ayrılık koymuştu ama galiba "takasla" gitmek daha çok koymuştu Ertuğrul Sağlama. Takasla gitmeyi de hazmedebilirdi belki Ertuğrul Sağlam ancak‚ "sen ne dersin" diye sorulmadan gönderilmiş olmayı kaldıramamıştı besbelli ki...
...
8-9 yıl önce bir meta gibi rızası alınmadan transferde takas olarak kullanılan Ertuğrul Sağlamdan daha iyi kim anlayabilir ki bugün KorayAvcının duygularını. Hadi Burak Yılmaz daha gençtir‚ kulak arkası edebilir. Ama‚ futbol hayatının onore edileceği yıllara gelmişken böyle rızası alınmaksızın gönderilmesi Koray Avcıya reva görülebilir mi ?

http://www.ligtv.com.tr/Default.aspx?r=1&hid=51130

KARABULUT DAĞILDI!
Beşiktaş`ta Yusuf Şimşek`in transferinin nihayet dün gece sonuçlandığı öne sürüldü. Milliyet´ten Serdar Sarıdağ´ın haberine göre Bursada oynamak istemeyen Aydın Karabulutun bonservisi yeşil-beyazlılara verildi. Aydını şimdi yeni kulübü satacak!

Beşiktaş`ın üzerindeki Karabulut dağıldı‚ Yusuf Şimşek resmen Beşiktaşlı oldu. Takasta Tuna ile Aydın Karabulutu Bursaspora veren siyah-beyazlılar‚ genç oyuncunun yeni kulübüne gitmek istememesi nedeniyle sıkıntı yaşıyordu. Bu nedenle Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ile dün akşam Antalyada buluşan Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı son noktayı koydu.

Gündüz‚ Aydın ve menajerini İstanbula çağıran Beşiktaş Yönetiminden Ertunç Soğancıoğlu‚ futbolcuyu gitmesi için ikna etmeye çalıştı. Ancak genç oyuncuyla menajeri‚ bonservis bedelinin belirlenmesini istedi. Bunun üzerine Soğancıoğlunun‚ Artık bonservisiniz Bursasporda... Onlarla görüşün dediği öğrenildi.

Akşam saatlerinde de bir araya gelen Demirören ile Yazıcının konuyu masaya yatırdığı‚ Beşiktaş Başkanının İbrahim Yazıcıya‚ Aydın sizindir dediği vurgulandı. Aydın Karabulutun ise önceki gün Ertuğrul Sağlam ile de görüşerek Bursaspora gitmek istemediğini söylediği öğrenildi. Sağlam genç oyuncu için‚ Aydın Karabulut olayı artık bizim için kapanmıştır ifadelerini kullandı.

YAZICI´NIN MERAKI!
Yazıcının bunun üzerine‚ teklifleri bekleyeceği kaydedildi. Bursaspor Başkanı‚ Aydın Karabulut için yurtdışından bazı kulüplerin teklifleri olduğunu söylüyorlar. Çok merak ediyorum bakalım hangi kulüpler teklif getirecek? dediği bildirildi.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=888914&Date=17.07.2008&CategoryID=103

FAHRİ`YE CEPTEN MESAJ "KONYASPOR`A İMZA ATTIN"
İSTANBUL - Beşiktaşta Fahri Tatan krizi yaşanıyor. Siyah-Beyazlı kulüp akşam saatlerinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına gönderdiği yazıda‚ Şirketimiz profesyonel futbolcularından Fahri Tatanın 1.600.000 YTL karşılığında Konyaspor Kulübüne transferi gerçekleşmiştir ifadesi kullandı. Avusturya kampından dönen Tatan olaya tepki gösterdi ve Oynayacak kişi benim ve canım nerede isterse orada oynarım dedi.

Kendi fikrinin alınmamasından dolayı kırgın olan genç futbolcu şöyle konuştu: Uçaktan indiğimde cep telefonuma‚ Fahri Tatan‚ Konyasporla iki yıllık anlaşma sağladı diye bir mesaj geliyorsa‚ ortada gerçekten düşünülecek çok şey var demektir. Herkes kendini bir süreliğine Fahri Tatanın yerine koysun. İstanbula gelirken kafamda sadece Beşiktaşa hizmet etmek vardı. Gerçekten üzücü. (Spor Servisi)

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/154474.asp

BEŞİKTAŞ: MONDRAGON´UN BONSERVİSİNİ ALDIK
Dış transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş‚ geçtiğimiz sezon Galatasarayda forma giyen Kolombiyalı kaleci Aly Faryd Camilo Mondragonu renklerine kattı. Fransada bulunan siyah-beyazlı yöneticilerin Mondragonun kulübü Fransız Metz ile anlaşma imzaladıkları bildirildi. Beşiktaş Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Altınsay‚ Metz Kulübü ile her konuda anlaştıklarını ve Mondragonun borservisini aldıklarını açıkladı.

BEŞİKTAŞ: METZ‚ GS İLE GÖRÜŞMEYECEK
Beşiktaş yöneticisi İbrahim Altınsay‚ Metz Kulübü ile görüşmelerin çok olumlu sürdüğünü bildirerek‚ Transferler konusunda birkaç detay kaldı. Onları da halledeceğiz diye konuştu. Altınsay‚ Mondragonun bonservisini Beşiktaşın aldığını belirterek‚ Metz Kulübü‚ Mondragon konusunda kesin tavır koydu. Bu konuda Galatasaray ile görüşmeyecek ve bonservisini sarı-kırmızılı kulübe vermeyecek dedi.

Mazisinde bütün bunları yapmış ve son Topuz olayında da yapmaya devam ettiğini gösteren Beşiktaş, bu ülkede millete ahlak dersi verecek belki de son kurumdur. Historian rumuzlu arkadaşımıza bu gerçeği tüm kamuoyuna gösterdiği için teşekkür ediyoruz.

BUNLARI DA TAKİP EDİN

Bu Blogda Ara

İzleyiciler