8 Mart 2011 Salı

ALLAH BELANIZI VERSİN


Lig yarışının kızıştığı bugünlerde yine bildik senaryolar yazılıp çizilmeye başladı. Yine el birliği yapıp " Fenerbahçe herşeyi ayarlamış. Lig zaten bitmiş. Masa başı oyunlarıyla şampiyon olacaklar. Federasyon Fenerin federasyonu. Hakemler satın alınmış. Kaleciler satın alınmış. " daha çok sayabileceğimiz bu türden hikayeler uydurmaya başladılar. Hergün ayrı biri çıkıp bişeyler söylüyorlar. Sanki bişeyler oluyormuş gibi, kamuoyunu hergün meşgul edip bişeylere inandırmaya çalışıyorlar. Şimdi kulüplerinin web sitelerinde açıklamalar yapıyorlar. El insaf bee kardeşim! El insaf.. Hiç biri kendilerinde kusur aramıyorlar. Ligin ikinci yarısı başladığında hedef 17 de 17 idi ama bu işler çeneyle olmuyor. Yok dünya kulübüylermiş. Yok bütün avrupa onları konuşuyormuş. Hassiktirin lan! Evet konuşuyorlar sizi ama nasıl biliyormusunuz "rezilliğinizi". Örneğin, kendi taraftarına çokta sikimde diyen bir hocayı ve kulübünü konuşuyorlar. Yoksa ben demişim onlara "Hassiktirin lan" diye çokmu. Çeneyle olmuyor bu işler. Oynadıkları Trabzon Spor maçında yapılan haksızlıklar bizimle oynadıkları maçta yapılsaydı maçın tekrarını bile isterlerdi. Daha maçın ilk dakikalarında İsmail köybaşı'na yapılan hareket ve Simao nun attığı sayılmayan golden bahsediyorum ve daha daha başka hakem hatalarından. (Trabzon Spor'unda penaltısı verilmedi. Eyvallah. ) Kıyamet kopmuştu. Fifa ya gitmeye kakışmışlardı. Ama işin içinde Fenerbahçe var bunları görüp söyleyip dillendirmeyelim. Yoksa aman Allah Fenerbahçe şampiyon mampiyon olur, Allah korusun ! Birde maçtan sonra demeç vermezlermi televizyonlara. Mete Düren almış sazı eline vuruyor tellerine ohh hayat güzel ve günlük gülistanlık. "Hakem çok güzel maç yönetmiş. Gördüğünü çalmış. Suçu kendilerinde aramaları lazımmış. Trabzon Spor hakettiği üç puanı almış " Demiştiya kendileri belki şampiyon olamayacağız ama şampiyonluğu belirleyen takım olacağız. Evet çok güzel belirliyorsunuz şampiyonu ! Verdiğiniz demeçlerle, yaptığınız şikelerle kimin şampiyon olmasını istediğiniz belirlediğinizi gösteriyorsunuz. Bravo size ! Tekrarlıyorum "HASSİKTİRİN LAN" Sizin duruşunuza sokayım. Şimdilerde Sadri şener de uydu bunlara. Onlarda konuşuyordu ama artık biraz abartılı olmaya başladılar. Nerede kamera veya mikrofon görseler hemen başlıyorlar sallamaya. Tabi sallayacaklar. Taa İstanbullardan onlara destek geliyor. Türkiye'nin dörtte üçü onların şampiyon olmasını istiyormuşya. Biliyoruz düşman olduğunuzu ama bu kadar da abartmayın. Yoksa bilmem neremizle gülmeye devam edicez. Bu kadar gülünç olmayın. Hadi şimdi pankartlar yapın ve bir sonraki oynayacağınız maçla birlikte, o pankartlarla sahaya çıkın. " El değmemiş lig" isteyin. Bekliyoruz. Palyaço lan bunlar. Son olarakta Allah belanızı versin diyoruz...

7 Mart 2011 Pazartesi

BOŞUNA LİCK TV DEMİYORUZ

Bir lig tv spikerinin isyanı..

Geçtiğimiz haftalarda bir maçta çok eski arkadaşım olan bir Lig Tv Spikeri ile sohbet ettik. Konu dönüp dolaşıp Lig TV'deki taraflı yayınlara geldi. Bu diyalogları sizinle paylaşacağım. Sonra hep birlikte yorum yaparız...

Ahmet Ercanlar: Seni yıllardır tanırım. Hangi takımı tuttuğunu bilirim. Ama bir gün maç anlatırken hangi takımı tuttuğunu hissettirece bir söz duymadım. Melih Gümüşbıçak işin biraz cılkını çıkarttı son dönemde...

x: Bana bugüne kadar bunu söylerlerdi. Böyle şeylere kesinlikle inanmazdım. Ancak geçtiğimiz günlerde bir maçını izlerken "yok artık bu kadar da olmaz dedim"

AE: Hangi maçtan bahsediyorsun. Beşiktaş maçı mı?

x: Evet. O maçta hayatımda görmediğim bir şekilde taraflı maç anlattı. İzlerken inanamadım. Bu şekilde maç anlatmaya hakkı var mı bu adamın? Fenerbahçe -Trabzonspor maçında da aynı şekilde yaptı.

AE: Peki lig tv'deki Fenerbahçe aleyhine bir yapılanma vardı yıllardır. Bu hala devam ediyor mu?

x: O düzen yıllar geçse de bozulmaz ve bozulacak gibi de değil Ahmet...Adamlar holigan gibiler. İşin görünen kısımlarına değil o görüntüleri, o pozisyonları hazırlayan mutfak kısmı, reji tarafı (yayın araçlarından bahsediyor) tamamiyle Fenerbahçe düşmanı. Bu adamlar kolay kolay değişmezler. Şansal Büyüka gitse bile birgün yine değişmezler...Lig tv'deki bu düzen de yıkılmaz. Daha çok uğraşırlar Fenerbahçe ile...İlk fırsatını bulduğum anda istifa edeceğim. Benim açımdan dayanabilecek bir noktada değil durum...



Evet konuşma bu kadar sürdü. Çünkü ulu orta konuşulacak şeyler değildi. Lig tv'de çalışan bir spikerin itirafı başlığını atacaktım ama sonra düşününce bunun bir itiraf değil aslında bir isyan olduğunu gördüm. Yıllardır buradan ve daha öncesinden Antu'dan yazdığım şeylerin bir teyidi oldu bu spiker arkadaşımın söyledikleri.

Yani Lig TV'de çehre değişir, Erman Toroğlu gider Markus Merk gelir, Şansal Büyüka gider bir başkası gelir...Ama arkadaşımın da dediği gibi bu pislik düzeni değişmez...

Bakın bugün Galatasaray ligde kötü gidiyor...Fenerbahçe ile çok fazla uğraşılmıyor...Önümüzdeki yıllarda Galatasaray ve Fenerbahçe çekiştiğinde göreceksiniz ne demek istediğimi...Nasıl ki Fenerbahçe aleyhine olan her görüntü bulunup Galatasaray aleyhine olanlar yıllarca hasır edildiyse önümüzdeki yıllarda da aynı şeyler yine olacak...

Burada bu olanları deşifre etmeye devam edeceğim...

chemedya.blogspot.com dan alıntıdır. Ahmet kardeşime teşekkürler..

1 Mart 2011 Salı

BLOGUMA DOKUNMA


Pire için yorgan yakmak bu olsa gerek!! Digitürk'ün maç yayınlarını bazı blogspot uzantılı siteler yayınlıyor diye tüm BLOGSPOT bağlantılı siteleri kapatmak da ne!! Digitürk kendi önlemini kendi alamıyorsa Blogger'ların suçu ne! Esefle kınıyorum Digitürk ve şirketin diğer dev kurumu Turkcell'i! Eğer bu kararlarından vazgeçmezlerse Digitürk aboneliğimi iptal ettirip 10 küsür yıllık Turkcell hattımı başka bir operatöre taşıyacağım.

LİCK TV....

23 Şubat 2011 Çarşamba

BAŞIMIZ SAĞOLSUN


Genç kalecimiz Mert Günok'un annesi Necmiye Günok'un yaşamını yitirdiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

16 Şubat 2011 Çarşamba

ŞİİİŞŞTT SUSMAYIN ULAN !





Herkesinde bildiği üzere Diana Taurasi doping yaptığı gerekçesiyle Türk medyası tarafından yerden yere vurularak ülkesine gönderildi. Ama aceleci medya tam anlamıyla ters köşe oldu. Taurasi'nin doping yapmadığı ortaya çıktı. Şimdi o yaşı 60 ve üzeri olan belkide sidiklerini bile tutamayan yazar denen mahluklar " Ne oldu götmü oldunuz ? " Şerefsiz, haysiyetsiz kişilikler ! Şimdi çıkıp özür bile dilemezsiniz Fenerbahçe camiasından. Zaten özür de dilemeyin. Bizim gözümüzde çöp kadar değeriniz yok. Sizi tınlamıyoruz...

Bu olayın peşini bırakmamız lazım. Burada yönetimimize çok büyük işler düşüyor. Suçlular cezasını çekmeli. Ve biz Fenerbahçe taraftarları bunları unutmamalı, unutturmamalıyız.


Chemedya.blogspot.com da bir cümle çok hoşuma gitti.

Fenerbahçelilerin çalınan umutlarını geri versinler...Bu olay açığa çıksın...
İşin içinde Fenerbahçe'yi engellemek için yapılan bir komplo olmadığına inandırsınlar bizi. Yoksa onları asla affetmeyeceğiz.

15 Şubat 2011 Salı

BİLET SIKINTISI BASTI


İnönü deplasmanına girememe korkusuyla yüz yüze yaşıyorum bu aralar. Daha satışa bile çıkmadı ama bu sefer öyle hissediyorum. Satışa ne zaman çıkacağı açıklansa da geceden kuyruğa girsem diye bekliyorum. Galibiyetimizden hiç bir şüphem yok. Sıkıntılı tarafı bilet alamayıp maça girememe korkusu..

Fotoğraf ta geçmişe sürükledi. O günler geldi aklıma...

9 Şubat 2011 Çarşamba

BURNUMA PİS KOKULAR GELİYOR


14 Aralık 2011 Pazartesi günü oynayacağımız maçın hakemi açıklandı. Maçı Fırat Aydınus yönetecek. Totoroşlar konuşmaya başlamıştıya. Sanırım start verdiler. Bu çamur at izi kalsın değil yaptığım. Bekleyip göreceğiz...


DİP NOT

Çok şükür ki korktuğum olmadı. Beşiktaş maçı öncesi oynadığımız Kayseri maçını kazanmayı bildik. Darısı hafta sonu oynayacağımız derbi mücadelesine inşallah..

8 Şubat 2011 Salı

TOTOROŞLAR KONUŞMAYA BAŞLADI 2


Bundan sonra özellikle Fenerbahçe maçlarını yakın takibe aldıracağız. Nefes alışlarını bile izleyeceğiz.

Demişşş bejeke yöneticisi Sinan Vardar


Anlaşılan dedektif olmaya karar vermişler. Malumunuz yöneticilik yapamıyorlar...

6 Şubat 2011 Pazar

TOTOROŞLAR KONUŞMAYA BAŞLADI


Hey yavrum heyy! Fenerbahçe az biraz iyiye gitmesin hemen başlar ezikler. Milyon dolarlar verip takım kurdular, başarı gelmeyince sallamaya başlarlar. Bu hafta golleri verilmemiş. Hiç demiyorlarki ondan önce Emenike'ye yapılan harekete penaltı çalınmadığını. Hey yavrum heyy! Yok onların futbolcularına sert giriliyormuş. Yok burada futbol oynanmıyormuş. Bıraksın adamlar şov yapsın kardeşim. Hiç kimseler sormuyormu bu adamlara yıllar yılı futbolculuğundan çok takozluğuyla meşhur futbolcusu şuan onlarda kaptan ( İbrahim Toroman ) . Fenerbahçe ile oynanan maçlarda kendisine bir bakılsın. Herif canlı bomba. Hee bunlarda birde Baki Mercimek denen adamda vardı. Onlar süt kuzusu. Boş konuşmayı bırakın. Tabiki faul yapılıyordur. Futbolda olan şeyler. Ama kimse Toroman gibi kendini kaybetmiş bir şekilde topa değil adama girmiyordur. Şimdi yıllar yılı yaptıkları politikayı uyguluyorlar. Başarısızlıkta hemen Fenerbahçe'ye saldıralım. Herşey unutulur. Bu şekilde kendimizi savunuruz. Onların başarısızlığının sebebi biziz yaa. Çok sürmez bir kaç haftaya kankalarıyla beraber sahaya pankartlarla çıkmaya başlarlar. El değmemiş lig isterler. Uzay takımı, bu lig bizim ayarımızda değil, bütün maçlarımızı alır yani 17 de 17 yapıp şampiyon oluruz diyorlardı. Ne oldu ? Eğrimi gitti ? Üç haftada pes edip hemen saldırıya geçtiniz. Şimdi oturun haftaya veya daha sonraki haftalarda ne demeçler verebilirizi düşünün. Siz ancak demeç şampiyonu olursunuz..

2 Şubat 2011 Çarşamba

VAY ARKADAŞ YAA


Fotoğrafa bakınca böyle hayatta varmış diyorsunuz. Yakışır...

1 Şubat 2011 Salı

SELÇUK ŞAHİN


Fenerbahçe tribünlerinde genelde istenmeyen adam konumundadır. Öyle kişiler varki hata yapsın da yuhalayalım, ıslıklayalım diye atmaca gibi bekler. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin ben bu adamı seviyorum. İçinde Fenerbahçe sevgisini en çok taşıyanlardan. Yıllardır çubuklu forma altında kanının son damlasına kadar mücadelesini ediyor. Çoğu zaman yedektir ama bir kez olsun şikayet etmemiştir bu durumu. Biliyorki o formayı giymek herkese nasip olmaz ve herzaman dile getirmiştirde. Sezonun ikinci yarısı hazırlıkları sırasında verdiği her demeç ve futbolcu arkadaşlarına uyarıları ile belkide şu an yeniden şampiyonluk şarkılarını söylememize sebeb olan en büyük etkenlerden birisidir. En son oynadığımız Trabzon maçında yine her zamanki mücadelesi ve hırsı göze çarpıyordu. Bir kaç pas hatası yine homurdanmalara yol açmıştı. Görmüş olduğu kırmızı kartla yine o atmacalar girdi devreye. Ne küfürler ne kıyametler. Bu adama sahip çıkalım. En az bizim kadar Fenerbahçe'li. Sarı lacivert çubuklu için gözünü kırpmadan ölüme gidecek kadar Fenerbahçe'li. Bize yakışan ise bu adama sahip çıkmak.

DİP NOT : Trabzon maçında kimsenin dikkatini çekmeyen bir durum gözüme çarptı. Giydiği krampon'un rengine bakarmısınız. Hayatından hiç bir zaman çıkmayan renkler SARI LACİVERT..
Sarı lacivert günler seninle olsun Selçuk Şahin..

27 Ocak 2011 Perşembe

ARMANIN GURURU


Kimileri varsın doğuştan bilmem nereli olsun. Kimileri varsın armayı öpmedim formayı öptüm. Kimileride çocukluğumun takımına geldim hayallerim gerçek oldu desin. Herşey insanın kişiliğinden belli olur. Herkes kimin ne olduğunu bilir. Varsın bişeyler söyleyip dursunlar. İnsan konuşmadanda ne olduğunu belli eder. Resimde görüldüğü gibi...

ADAMSIN GÖKHAN GÖNÜL

24 Ocak 2011 Pazartesi

UNİFEB GERİ DÖNDÜ


Ve UNİFEB tribünlere dönme kararı almış. Gerçekten ne zamandan beri duyduğum en iyi haber. Devamı Vamos Bien olur inşallah. Hafta sonu oynayacağımız Trabzon maçını sabırsızlıkla bekliyorum. Maraton ve kale arkası tribününün organize şekilde bağıracağı günler tekrar dönüyor sanırım. Fenerbahçe'ye tezahürat yapacak gerçek Fenerbahçe'lilere ihtiyacımız vardı. Tribünümüzün biraz silkinme zamanı gelmişti. Pazar günü Unifeb'le birlikte Fenerbahçe'mizde geri döner diye düşünüyorum. Haydi Fenerbahçe...

20 Ocak 2011 Perşembe

İŞTE SİZE KAPAK


Az önce Alex'i neden sevdiğimiz ve ona neden taptığımızı bir kez daha anladım. Antalya da düzenlemiş olduğu basın toplantısında söyledikleri ne kadar adam olduğunu ispatladı. İşte Alex " Benim ailem bana bir eğitim verdi ve bu eğitimden çıkardığım ana fikirlerden biride seninle gelip birisi konuşmak istediğinde açık yüreklilikle dinle. Bu çıkardığım derslerden bir tanesiydi. Eğer Türkiye'den bana bir teklif gelirse açık yüreklilikle dinlerim fakat yine açık yüreklilikle reddederim. Ben fenerbahçe'ye maal olmuş Fenerbahçe taraftarlarının gönlünde taht kurmuş biriyim. Bir gün Fenerbahçe bana gelip Alex artık senle çalışmak istemiyoruz. Artık yollarımız ayıralım derlerse o andan itibaren hem kulübüme hem taraftarlarıma ve herkese teşekkür eder, bavulumu toplar başka bir yere giderim. Gideceğim yer Türkiye içinde Fenerbahçe'den başka bir yer olmaz. Biliyorumki ben bu hareketi yaptıktan sonra herkes nasıl Fenerbahçe'li olduğum gözler önüne gelecek ve herkes buna daha iyi inanacaktır " dedi. Şimdi ilk başta yıllarca bizde oynamış. Hayatında ne varsa bizim sayemizde kazanmış. Futbolu bırakmasına ramak kala ezeli rakibimize gidip imza atmış birisine yani Rüştü'ye kapak olmasında kime olsun Alex'in söyledikleri. Başka kimseyi söylememe gerek yok. Çünkü bizde kaptanlık yapmış adamsın. Hayatında ne varsa Fenerbahçe sayesinde edinmişsin. Rüştü olduysan Fenerbahçe sayesinde olmuşsun. Yapmayacaktın. Gidip ezeli rakibimize imza atmayacaktın. Bir tek Rüştü'yü örnek veriyorum. Başkasına gerek yok. Şimdi kimse demesin profesyonel futbolcu normaldir,gidebilir diye. Gidemez arkadaş. Giderse arkasından böyle konuşturur. EFSANEYİ YARATANLAR ÖLÜMSÜZDÜR. Alex bunlardan birisi oldu. Yaa Rüştü ?

12 Ocak 2011 Çarşamba

YİNE EŞSİZ BİR YAZI

Zaman Zaman

Sabahattin Ali'nin "Kuyucaklı Yusuf" romanında arada kalmış bir satır vardır. Der ki "Yıllar ağar ağar geçer, yavaş yavaş geçer ama hiç durmadan geçer"... O geçen yıllarda da hiçbir şey eskisi gibi olmuyor maalesef... Her şey değişiyor; değişmek istemesekte biz bile değişiyoruz. Ama en acı değişim, uğrunda hayatımızdan fedakarlık yaptığımız Fenerbahçe'de oluyor; her şeyi kabulleniyorum da bunu kabul edemiyorum. Sevdik, bizi sevmediler unuttuk. Sevdiğimiz, saydığımız abilerimiz, büyüklerimiz bu dünyadan çok uzaklara gittiler, kendilerini özlettiler, unuttuk. Üzerinde yaşadığımız topraklar için hayaller kurduk, yerle bir ettiler, unuttuk. Deniz gibi, Yusuf gibi, Mahir gibi olmak istedik, korkuttular, unuttuk. Dostlarımızla her akşam oturalım, güzelleşelim, aman sabahlar olmasın dedik, her birimiz bir taraflara savrulduk, hayat denen mücadelenin içine düştük, unuttuk. Zamanın alıp götürdüğü bir çok şeyi unuttuk. Arada bir, bir yerlerden Fikret Kızılok'un "Zaman Zaman" şarkısı kulağımıza takılınca hatırlıyoruz, hüzünleniyoruz... Ne çok şey unutmuşuz...

Yine bu melodiyi bir yerlerden duyunca aklıma düştü; 90'ların başındaki Fenerbahçeliliği de unutmuşuz. Fenerbahçe'ye hakaret edenden hesap soran, Fenerbahçe'ye uzanan elleri lavoboya sokan abilerimizi unutmuşuz. Onların yerine birilerini koyamamışız. Maç alan efsane maratonu unutmuşuz. Şimdi maratona gitmek ciddi çaba ister olmuş. Evet, 90'ların Fenerbahçesi bizi çok üzdü. Annemden gizli gizli ağladığım zamanları hatırlıyorum. Ama o zaman bir başkaydı be Fenerbahçelilik... Şimdi bir şey hep eksik... Ne eksik bilemiyorum ama eksik. Bizzat sahit oldum, keşke olmasaydım. Bir grup Fenerbahçeli ufaklık onun forması lisanslı ürün, bununki sahte ürün geyiği yapıyorlardı. Biz o yaştayken sarı lacivert çubuklu bayraktı be. Sarı Lacivertin yanyana geldiği her şey kutsaldı. Ne lisansı vardı, ne de kocaman puntolarla reklamı; ama işte sevdamız vardı; Fenerbahçelilik bir başkaydı. Aziz Yıldırım hani Rıdvan'a sorduya "Hatırlıyor musun Rıdvan; soyunma odasına giderken paçalarımızı çekiyorduk" diye... Hani Rıdvan dedi ya "Fenerbahçe o zaman da büyüktü başkanım". Değer miydi ruhumuzdan, sevdamızdan bu kadar çalmaya? Neden direnemiyoruz bu değişime? Sevdamızdan bu kadar çalmadan uyulamaz mıydı zamana?

Unuttuğum bir sevda daha vardı kalbimde, 90'lı yıllardan gelen. Gönül meselesi... Yine bir "Zaman Zaman" melodisi ile aklıma düştü. Son bir atımlık barutum var, onu da harcama vakti yaklaşıyor. O baruttan sonra; öyle ya da böyle, ne ben eski ben, ne sevda eski sevda. Fenerbahçelilik de eskisi gibi olmadığına göre... Zamana yenilmiş mi olacağız şimdi?


romantikkanaryalar.blogspot.com'dan alıntıdır.....

BUNLARI DA TAKİP EDİN

Powered By Blogger

Bu Blogda Ara

İzleyiciler