22 Mart 2011 Salı

BABA BÜYÜKSÜN


Süper Lig’te ki 17 takımın kardeş olmasının tek sebebi, babalarının "FENERBAHÇE" olmasıdır..

DÖN BEE ÇOCUK !


Bizi bırakıp gittikten sonra nereye gittiysen yüzün gülmedi. Her nerede olsanda aklın bizimle ve bizimde seninle. O gülmeyen yüzün bizimle gülsün. Çubuklu formaya en çok yakışanlardan biriydin. Geri gelmelisin! Gelip bütün kalbinle ve ruhunla Fenerbahçe'mize hizmet etmelisin. Sana yakışanı yap dön bee çocuk.

DÖN BEE ARTIK ŞANLI ÇOCUK...

11 Mart 2011 Cuma

TÜRKİYE'NİN KENDİSİDİR FENERBAHÇE.


Nihat Genç, Trabzon Spor'lu. Seversiniz , sevmezsiniz fakat herşeyin farkında. Ne demiş buyrun okuyalım.

Nihat Genç: "Fakat şunu artık hepimiz kabul edelim: Türkiyenin en büyük takımı değil‚ Türkiyenin "kendisidir" Fenerbahçe.. Bizim kendimize benzer Fenerbahçe.. Bizim sinirlenmemize‚ bağırmamıza‚ aramızdaki dalaşmaya‚ birbirimizi suçlama şeklimize.. Yani bizim ruh hâlimiz ne ise‚ Türkiyenin ruh hâli‚ her şeyi Fenerbahçededir. O yüzden F...enerbahçe "aşılamaz bir takımdır." Yani Biz Fenerbahçe ile maç yapan takımlarız.. Bu gerçeği buraya koyalım.. Çünkü 100 Yıl geçti‚ hâlâ Fenerbahçeyi yenmek bayram‚ neşe. Herkes toplanıp Feneri yenmek için bir araya geliyor...

Türkiye ligi her ne kadar 34 haftadan oluşuyorsa da‚ aslında bir sezon boyunca her takımın iki kere Fenerbahçe ile karşılaştığı bir süreçtir."

NEREDESİNİZ AĞALAR ?



Son dönemlerde çok dalgalı denizlerden geçti Fenerbahçe.. Futbol takımı sezona çok kötü başladı.. Avrupadan elendi, kupadan elendi, ligde liderden 9 puan geriye düştü..

Gururumuz olarak söylediğimiz basketbol takımlarımızın başına olmaz işler geldi.. Diana Taurasi ve Penny Taylor’un haksızca takımdan uzaklaşması bizi çok yaraladı.. Camia fena sendeledi..


Özellikle futbol takımının kötü olduğu dönemde kenarıdan çok konuşan, yol gösteren, haydi düzgününü söyleyeyim, bu durumdan istifade etmek isteyenler oldu.. Bu kişiler bizde “muhalif kanat” dediklerimizden..

Muhalefet iyidir ama doğru ve yapıcı olursa.. Camianın kötü günlerinde ise kenetlenmek, tamamen destek vermek gerekir.. Kötü günlerde kanal kanal gezen, bildiri üstüne bildiri yayınlayan, muhabir muhabir beyanat verenler, camiamıza karşı açık ve net saldırı döneminde ortada yoklar..


Saadettin Saran, Hakan Bilal Kutlualp, Aziz Yılmaz, Tahir Kıran ve en önemlisi Ali Şen.. Ali baba..

Diğerleri açıkça konuşmak gerekirse umrumda değiller.. Hiç kaale bile almıyorum ama Ali Başkan beni çok üzdü.. Ben Ali Başkan’ı çok severim.. Camianın yüzü yere düştüğü zamanlarda geldi hep.. Zor zamanlarda.. Bize güç verdi, yüzümüzü yerden kaldırdı.. Okocha, Kostadinov, Hogh, Uche vs.. gibi yıldızlara forma giydirerek ilk yıldız oyuncu furyasını başlatan kişi oldu.. Hakkımızı sonuna kadar savundu.. Biz o dönem herkese düşman olduk ama Ali Başkanımızın arkasında gururla durduk..

Hayatımda Ali Başkan için hiçbir platformda ters bir söz etmedim.. Kızdım ve bazen tepki vermiş olabilirim ama hiçbir zaman saygıda kusur etmedim.. Çok severim kendisini ve saygımda vardır ama bu son iki günde büyük yara aldı..


Başkanım neredesiniz.. Allah aşkına.. ? Açık ve net saldırı altında olduğumuz dönemde, camianın birlik olması gereken, adı önemli değil Fenerbahçe Başkanlığı ve Camiasına salt destek gerekirken neredesiniz ?

Diğerleri zaten umurumda değil dediğim gibi.. Sadece kendi reklamlarını düşünen, açık konuşmak gerekirse her platformda en kötü hale gelmemizi isteyen kişiler bunlar.. Kötü olalım ki Aziz Yıldırım gitsin.. Aziz Yıldırım’ı sevmeyebilirsiniz, saygı da duymayabilirsiniz ama Fenerbahçe Başkanlık Makamına saygı duyacaksınız.. Kötü günde destek olacaksınız..

Olacaksınız ki hmm.. diyelim.. En azından bak böyle böyle ama bu durumda camiaya destek oldular, helal olsun diyebilelim..

de nerede o günler..

nerede o düşünce..

nerede..

Neredesiniz Ağalar !?

Yazıklar olsun hepinize.. !


DİP NOT : Bu yazı http://riqfutbol.blogspot.com dan alıntıdır.. Teşekkürler.

8 Mart 2011 Salı

ALLAH BELANIZI VERSİN


Lig yarışının kızıştığı bugünlerde yine bildik senaryolar yazılıp çizilmeye başladı. Yine el birliği yapıp " Fenerbahçe herşeyi ayarlamış. Lig zaten bitmiş. Masa başı oyunlarıyla şampiyon olacaklar. Federasyon Fenerin federasyonu. Hakemler satın alınmış. Kaleciler satın alınmış. " daha çok sayabileceğimiz bu türden hikayeler uydurmaya başladılar. Hergün ayrı biri çıkıp bişeyler söylüyorlar. Sanki bişeyler oluyormuş gibi, kamuoyunu hergün meşgul edip bişeylere inandırmaya çalışıyorlar. Şimdi kulüplerinin web sitelerinde açıklamalar yapıyorlar. El insaf bee kardeşim! El insaf.. Hiç biri kendilerinde kusur aramıyorlar. Ligin ikinci yarısı başladığında hedef 17 de 17 idi ama bu işler çeneyle olmuyor. Yok dünya kulübüylermiş. Yok bütün avrupa onları konuşuyormuş. Hassiktirin lan! Evet konuşuyorlar sizi ama nasıl biliyormusunuz "rezilliğinizi". Örneğin, kendi taraftarına çokta sikimde diyen bir hocayı ve kulübünü konuşuyorlar. Yoksa ben demişim onlara "Hassiktirin lan" diye çokmu. Çeneyle olmuyor bu işler. Oynadıkları Trabzon Spor maçında yapılan haksızlıklar bizimle oynadıkları maçta yapılsaydı maçın tekrarını bile isterlerdi. Daha maçın ilk dakikalarında İsmail köybaşı'na yapılan hareket ve Simao nun attığı sayılmayan golden bahsediyorum ve daha daha başka hakem hatalarından. (Trabzon Spor'unda penaltısı verilmedi. Eyvallah. ) Kıyamet kopmuştu. Fifa ya gitmeye kakışmışlardı. Ama işin içinde Fenerbahçe var bunları görüp söyleyip dillendirmeyelim. Yoksa aman Allah Fenerbahçe şampiyon mampiyon olur, Allah korusun ! Birde maçtan sonra demeç vermezlermi televizyonlara. Mete Düren almış sazı eline vuruyor tellerine ohh hayat güzel ve günlük gülistanlık. "Hakem çok güzel maç yönetmiş. Gördüğünü çalmış. Suçu kendilerinde aramaları lazımmış. Trabzon Spor hakettiği üç puanı almış " Demiştiya kendileri belki şampiyon olamayacağız ama şampiyonluğu belirleyen takım olacağız. Evet çok güzel belirliyorsunuz şampiyonu ! Verdiğiniz demeçlerle, yaptığınız şikelerle kimin şampiyon olmasını istediğiniz belirlediğinizi gösteriyorsunuz. Bravo size ! Tekrarlıyorum "HASSİKTİRİN LAN" Sizin duruşunuza sokayım. Şimdilerde Sadri şener de uydu bunlara. Onlarda konuşuyordu ama artık biraz abartılı olmaya başladılar. Nerede kamera veya mikrofon görseler hemen başlıyorlar sallamaya. Tabi sallayacaklar. Taa İstanbullardan onlara destek geliyor. Türkiye'nin dörtte üçü onların şampiyon olmasını istiyormuşya. Biliyoruz düşman olduğunuzu ama bu kadar da abartmayın. Yoksa bilmem neremizle gülmeye devam edicez. Bu kadar gülünç olmayın. Hadi şimdi pankartlar yapın ve bir sonraki oynayacağınız maçla birlikte, o pankartlarla sahaya çıkın. " El değmemiş lig" isteyin. Bekliyoruz. Palyaço lan bunlar. Son olarakta Allah belanızı versin diyoruz...

7 Mart 2011 Pazartesi

BOŞUNA LİCK TV DEMİYORUZ

Bir lig tv spikerinin isyanı..

Geçtiğimiz haftalarda bir maçta çok eski arkadaşım olan bir Lig Tv Spikeri ile sohbet ettik. Konu dönüp dolaşıp Lig TV'deki taraflı yayınlara geldi. Bu diyalogları sizinle paylaşacağım. Sonra hep birlikte yorum yaparız...

Ahmet Ercanlar: Seni yıllardır tanırım. Hangi takımı tuttuğunu bilirim. Ama bir gün maç anlatırken hangi takımı tuttuğunu hissettirece bir söz duymadım. Melih Gümüşbıçak işin biraz cılkını çıkarttı son dönemde...

x: Bana bugüne kadar bunu söylerlerdi. Böyle şeylere kesinlikle inanmazdım. Ancak geçtiğimiz günlerde bir maçını izlerken "yok artık bu kadar da olmaz dedim"

AE: Hangi maçtan bahsediyorsun. Beşiktaş maçı mı?

x: Evet. O maçta hayatımda görmediğim bir şekilde taraflı maç anlattı. İzlerken inanamadım. Bu şekilde maç anlatmaya hakkı var mı bu adamın? Fenerbahçe -Trabzonspor maçında da aynı şekilde yaptı.

AE: Peki lig tv'deki Fenerbahçe aleyhine bir yapılanma vardı yıllardır. Bu hala devam ediyor mu?

x: O düzen yıllar geçse de bozulmaz ve bozulacak gibi de değil Ahmet...Adamlar holigan gibiler. İşin görünen kısımlarına değil o görüntüleri, o pozisyonları hazırlayan mutfak kısmı, reji tarafı (yayın araçlarından bahsediyor) tamamiyle Fenerbahçe düşmanı. Bu adamlar kolay kolay değişmezler. Şansal Büyüka gitse bile birgün yine değişmezler...Lig tv'deki bu düzen de yıkılmaz. Daha çok uğraşırlar Fenerbahçe ile...İlk fırsatını bulduğum anda istifa edeceğim. Benim açımdan dayanabilecek bir noktada değil durum...



Evet konuşma bu kadar sürdü. Çünkü ulu orta konuşulacak şeyler değildi. Lig tv'de çalışan bir spikerin itirafı başlığını atacaktım ama sonra düşününce bunun bir itiraf değil aslında bir isyan olduğunu gördüm. Yıllardır buradan ve daha öncesinden Antu'dan yazdığım şeylerin bir teyidi oldu bu spiker arkadaşımın söyledikleri.

Yani Lig TV'de çehre değişir, Erman Toroğlu gider Markus Merk gelir, Şansal Büyüka gider bir başkası gelir...Ama arkadaşımın da dediği gibi bu pislik düzeni değişmez...

Bakın bugün Galatasaray ligde kötü gidiyor...Fenerbahçe ile çok fazla uğraşılmıyor...Önümüzdeki yıllarda Galatasaray ve Fenerbahçe çekiştiğinde göreceksiniz ne demek istediğimi...Nasıl ki Fenerbahçe aleyhine olan her görüntü bulunup Galatasaray aleyhine olanlar yıllarca hasır edildiyse önümüzdeki yıllarda da aynı şeyler yine olacak...

Burada bu olanları deşifre etmeye devam edeceğim...

chemedya.blogspot.com dan alıntıdır. Ahmet kardeşime teşekkürler..

1 Mart 2011 Salı

BLOGUMA DOKUNMA


Pire için yorgan yakmak bu olsa gerek!! Digitürk'ün maç yayınlarını bazı blogspot uzantılı siteler yayınlıyor diye tüm BLOGSPOT bağlantılı siteleri kapatmak da ne!! Digitürk kendi önlemini kendi alamıyorsa Blogger'ların suçu ne! Esefle kınıyorum Digitürk ve şirketin diğer dev kurumu Turkcell'i! Eğer bu kararlarından vazgeçmezlerse Digitürk aboneliğimi iptal ettirip 10 küsür yıllık Turkcell hattımı başka bir operatöre taşıyacağım.

LİCK TV....

23 Şubat 2011 Çarşamba

BAŞIMIZ SAĞOLSUN


Genç kalecimiz Mert Günok'un annesi Necmiye Günok'un yaşamını yitirdiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

16 Şubat 2011 Çarşamba

ŞİİİŞŞTT SUSMAYIN ULAN !





Herkesinde bildiği üzere Diana Taurasi doping yaptığı gerekçesiyle Türk medyası tarafından yerden yere vurularak ülkesine gönderildi. Ama aceleci medya tam anlamıyla ters köşe oldu. Taurasi'nin doping yapmadığı ortaya çıktı. Şimdi o yaşı 60 ve üzeri olan belkide sidiklerini bile tutamayan yazar denen mahluklar " Ne oldu götmü oldunuz ? " Şerefsiz, haysiyetsiz kişilikler ! Şimdi çıkıp özür bile dilemezsiniz Fenerbahçe camiasından. Zaten özür de dilemeyin. Bizim gözümüzde çöp kadar değeriniz yok. Sizi tınlamıyoruz...

Bu olayın peşini bırakmamız lazım. Burada yönetimimize çok büyük işler düşüyor. Suçlular cezasını çekmeli. Ve biz Fenerbahçe taraftarları bunları unutmamalı, unutturmamalıyız.


Chemedya.blogspot.com da bir cümle çok hoşuma gitti.

Fenerbahçelilerin çalınan umutlarını geri versinler...Bu olay açığa çıksın...
İşin içinde Fenerbahçe'yi engellemek için yapılan bir komplo olmadığına inandırsınlar bizi. Yoksa onları asla affetmeyeceğiz.

15 Şubat 2011 Salı

BİLET SIKINTISI BASTI


İnönü deplasmanına girememe korkusuyla yüz yüze yaşıyorum bu aralar. Daha satışa bile çıkmadı ama bu sefer öyle hissediyorum. Satışa ne zaman çıkacağı açıklansa da geceden kuyruğa girsem diye bekliyorum. Galibiyetimizden hiç bir şüphem yok. Sıkıntılı tarafı bilet alamayıp maça girememe korkusu..

Fotoğraf ta geçmişe sürükledi. O günler geldi aklıma...

9 Şubat 2011 Çarşamba

BURNUMA PİS KOKULAR GELİYOR


14 Aralık 2011 Pazartesi günü oynayacağımız maçın hakemi açıklandı. Maçı Fırat Aydınus yönetecek. Totoroşlar konuşmaya başlamıştıya. Sanırım start verdiler. Bu çamur at izi kalsın değil yaptığım. Bekleyip göreceğiz...


DİP NOT

Çok şükür ki korktuğum olmadı. Beşiktaş maçı öncesi oynadığımız Kayseri maçını kazanmayı bildik. Darısı hafta sonu oynayacağımız derbi mücadelesine inşallah..

8 Şubat 2011 Salı

TOTOROŞLAR KONUŞMAYA BAŞLADI 2


Bundan sonra özellikle Fenerbahçe maçlarını yakın takibe aldıracağız. Nefes alışlarını bile izleyeceğiz.

Demişşş bejeke yöneticisi Sinan Vardar


Anlaşılan dedektif olmaya karar vermişler. Malumunuz yöneticilik yapamıyorlar...

6 Şubat 2011 Pazar

TOTOROŞLAR KONUŞMAYA BAŞLADI


Hey yavrum heyy! Fenerbahçe az biraz iyiye gitmesin hemen başlar ezikler. Milyon dolarlar verip takım kurdular, başarı gelmeyince sallamaya başlarlar. Bu hafta golleri verilmemiş. Hiç demiyorlarki ondan önce Emenike'ye yapılan harekete penaltı çalınmadığını. Hey yavrum heyy! Yok onların futbolcularına sert giriliyormuş. Yok burada futbol oynanmıyormuş. Bıraksın adamlar şov yapsın kardeşim. Hiç kimseler sormuyormu bu adamlara yıllar yılı futbolculuğundan çok takozluğuyla meşhur futbolcusu şuan onlarda kaptan ( İbrahim Toroman ) . Fenerbahçe ile oynanan maçlarda kendisine bir bakılsın. Herif canlı bomba. Hee bunlarda birde Baki Mercimek denen adamda vardı. Onlar süt kuzusu. Boş konuşmayı bırakın. Tabiki faul yapılıyordur. Futbolda olan şeyler. Ama kimse Toroman gibi kendini kaybetmiş bir şekilde topa değil adama girmiyordur. Şimdi yıllar yılı yaptıkları politikayı uyguluyorlar. Başarısızlıkta hemen Fenerbahçe'ye saldıralım. Herşey unutulur. Bu şekilde kendimizi savunuruz. Onların başarısızlığının sebebi biziz yaa. Çok sürmez bir kaç haftaya kankalarıyla beraber sahaya pankartlarla çıkmaya başlarlar. El değmemiş lig isterler. Uzay takımı, bu lig bizim ayarımızda değil, bütün maçlarımızı alır yani 17 de 17 yapıp şampiyon oluruz diyorlardı. Ne oldu ? Eğrimi gitti ? Üç haftada pes edip hemen saldırıya geçtiniz. Şimdi oturun haftaya veya daha sonraki haftalarda ne demeçler verebilirizi düşünün. Siz ancak demeç şampiyonu olursunuz..

2 Şubat 2011 Çarşamba

VAY ARKADAŞ YAA


Fotoğrafa bakınca böyle hayatta varmış diyorsunuz. Yakışır...

1 Şubat 2011 Salı

SELÇUK ŞAHİN


Fenerbahçe tribünlerinde genelde istenmeyen adam konumundadır. Öyle kişiler varki hata yapsın da yuhalayalım, ıslıklayalım diye atmaca gibi bekler. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin ben bu adamı seviyorum. İçinde Fenerbahçe sevgisini en çok taşıyanlardan. Yıllardır çubuklu forma altında kanının son damlasına kadar mücadelesini ediyor. Çoğu zaman yedektir ama bir kez olsun şikayet etmemiştir bu durumu. Biliyorki o formayı giymek herkese nasip olmaz ve herzaman dile getirmiştirde. Sezonun ikinci yarısı hazırlıkları sırasında verdiği her demeç ve futbolcu arkadaşlarına uyarıları ile belkide şu an yeniden şampiyonluk şarkılarını söylememize sebeb olan en büyük etkenlerden birisidir. En son oynadığımız Trabzon maçında yine her zamanki mücadelesi ve hırsı göze çarpıyordu. Bir kaç pas hatası yine homurdanmalara yol açmıştı. Görmüş olduğu kırmızı kartla yine o atmacalar girdi devreye. Ne küfürler ne kıyametler. Bu adama sahip çıkalım. En az bizim kadar Fenerbahçe'li. Sarı lacivert çubuklu için gözünü kırpmadan ölüme gidecek kadar Fenerbahçe'li. Bize yakışan ise bu adama sahip çıkmak.

DİP NOT : Trabzon maçında kimsenin dikkatini çekmeyen bir durum gözüme çarptı. Giydiği krampon'un rengine bakarmısınız. Hayatından hiç bir zaman çıkmayan renkler SARI LACİVERT..
Sarı lacivert günler seninle olsun Selçuk Şahin..

BUNLARI DA TAKİP EDİN

Powered By Blogger

Bu Blogda Ara

İzleyiciler