
10 Temmuz 2009 Cuma
8 Temmuz 2009 Çarşamba
Süper Lig 2009-2010 Fikstürü

Şimdi bu sıcakta bir teknik adama gidip desen ki "Hocam fikstürü değerlendirir misiniz?". Ben verecekleri cevabı yazayım buraya: "Her takımla iki kere oynuyoruz. Avantajı, dezavantajı olmaz."Öyle işte...
***
(7-9 Ağustos)
Gaziantepspor-Galatasaray
Antalyaspor-Ankaraspor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Kayserispor
Bursaspor-Kasımpaşa
Manisaspor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Ankaragücü
Sivasspor-Trabzonspor
Denizlispor-Fenerbahçe
Derbiler:
5.HAFTA GALATASARAY-BEŞİKTAŞ
9.HAFTA GALATASARAY-TRABZONSPOR
10.HAFTA FENERBAHÇE-GALATASARAY
12.HAFTA TRABZONSPOR-BEŞİKTAŞ
13.HAFTA BEŞİKTAŞ-FENERBAHÇE
17.HAFTA TRABZONSPOR-FENERBAHÇE
7 Temmuz 2009 Salı
Bİİİ MARADONA YAPAR !

Milli takımın hangi stadyumda maçı oynayacağı yıllardır konuşulur durur. Bir kısım maçların tamamen İstanbul'da oynanmasını ister, bir kısım Anadolu'ya da maç verilmesini savunur. İstanbul yanlıları en modern stadyum olan Şükrü Saraçoğlu'nu savunurken, bir kısım da Avrupa'lı takımlar için hala korkulu bir imajı olan Ali Sami Yen'i tercih eder. Anadolu yanlıları Bursa Atatürk Stadyumu'nun bir uğuuru olduğunu savunur, yeni dahil olanlar en son ürünü Kayseri Kadir Has Stadyumu'u ileri sürüyor. Burada bana sorarsanız ülkenin tümünde maça ilgiyi ve milli takıma desteği sağladıktan sonra ülkenin tümüne yayılması gerekir. Söz konusu milli takım olunca destek ve tezahürat açısından çok fazla tezahürat çeşitliliği yok zatem. Yani milli takıma özgü bir tezahürat çıkarmadık son yıllarda ve insanlar kendi takımlarına söyledikleri şarkıları milli takıma uyarlıyor. İlaveten İstanbul'daki maçlarda yeni peydah olan bir "sponsorlara ayrılan bilet" hadisesi var ki bu da takım desteği bir hayli azaltıyor. Bu yüzden ben Anadolu şehirlerine bugüne kadar olandan daha fazla maç verilmesi taraftarıyım. Bir de, yanlış anlamayın ama Fatih Terim dönemlerinde peydah olan bir durum var ki aslen yazı bununla ilgili. Yanlış hatırlıyor olabilirim ama Terim'in Euro 96 elemeleri döneminde Fenerbahçe Stadı'nda oynanan maç sayısı yok denecek kadar azdı. Maçlar genelde Ali Sami Yen ve İstanbul İnönü Stadı'nda oynanmaktaydı. Tabi Terim'i maçları Fenerbahçe Stadı'nda oynatmama nedeninin yorumu size kalsın ben Maradona'ya geçeyim.
Arjantin 2010 Dünya Kupası elemelerinde 5 Eylül'de kendi evinde Brezilya'yı konuk edecek. Maç Arjantin açısından finallere gitmeyi hemen hemen garantileme maçı. Federasyon maçı River Plate'in stadı El Monumental'e almış. Maradona Boca'lı ruhuyla karşı çıkmış tabi "ben o stadyuma takımı götürmem" diye. Yetmemiş FIFA'ya maçın yerinin değiştirilmesi için bir de mektup yamzış. "Bizim Brezilya maçında desteğe ihtiyacımız var, orada bunu elde etmemiz imkansız" diyor. Tabi bunda River'lı taraftarlardan tepki görmenin korkusu da var. Buenos Aires'te Tanrı olarak görülen bir adama da kimse çıkıp "ne diyorsun sen arkadaş burası milli takım orası Bombonera'ysa burası da Monumental, yerim havanı" diyemiyor tabi. Şimdilik maçın yeri hala aynı görünüyor.
Şimdi bizim ülkede bu milli takımın maçlarını oynayacağı yerler için tartışma kopuyor ya. Bir de bunu düşünün bakalım. Fatih Terim çıkıp "ne Kadıköy'ü, orada desteğin d'si yok, ben milli takımı oraya götürmem" desin.
Fenerbahçe Barış Kupası'nda! :)

Hatırladığınız gibi 24 Temmuz'da İspanya'da düzenlenecek olan Barış Kupası'na Beşiktaş'tan önce Fenerbahçe çağırılmıştı fakat Fenerbahçe'nin Avrupa Kupası maçları nedeniyle katılamayacağını bildirmesi üzerine kupaya Beşiktaş davet edilmişti. Beşiktaş kupaya katılmayı kabul etti ve Barış Kupası'nın resmi sitesine de her takımın olduğu gibi Beşiktaş'ın da tanıtımı konuldu. Fakat kupadaki takımları tanıtan videoda çok ilginç bir detay unutulmuş görünüyor. Yetkililer tanıtımda Fenerbahçe'nin görüntülerini çıkarmayı unutunca ortaya ilginç bir tablo çıkıyor doğal olarak. Beşiktaş'ın tanıtılacağı bölümde Fenerbahçe'nin görüntüleri karşımıza çıkıyor. Takımın yıldız oyuncusu olarak Guiza tanıtılırken, tribünlerdeki ''Tek Kimlik Fenerbahçe'' pankartı da dikkat çekiyor. Bakalım yetkililer turnuva başlamadan bu hatayı düzeltecekler mi.
6 Temmuz 2009 Pazartesi
LEFTER


1925 doğumlu. Futbola Taksim'de başladı. 1947'de Fenerbahçe'ye transfer oldu. İtalya'nın Fiorentina ve Fransa'nın Nice takımlarının da formalarını giydi. Dönüşünde tekrar Fenerbahçe'de oynadı. Sarı lacivertli forma altında 2 İstanbul profesyonel ligi, 3 Türkiye şampiyonluğu yaşadı. Gol kralı oldu. Fenerbahçe formasıyla 423 gol attı. A milli takım formasını 46 kez giydi ve 22 gol attı. Futbol Federasyonu'nun "Altın Şeref Madalyası"nı alan ilk futbolcu oldu. Milli takımda 9 kez kaptanlık yaptı. 1963'te futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'in Egaleo, Güney Afrika'nın Johannesburg takımlarında futbolcu ve antrenör olarak yer aldı. Daha sonra Samsunspor, Orduspor, Mersin İdmanyurdu ve Boluspor'da teknik direktörlük yaptı. Büyük futbolculuğu ile "Ordinaryus" olarak anıldı. Örnek bir profesyonel olan Lefter, golleri ve gole çevirdiği penaltı atışları ile "Ver Lefter'e, yazsın deftere" sloganı ile de Fenerbahçeli taraftarların göz bebeği olduğunu ispatladı.
3 Temmuz 2009 Cuma
KAPTANIN SEYİR DEFTERİ

Maçta genel olarak takımın iyi performans sergilediğini söyleye bilirim.2009 sezonunun formalarını ilk giydiğimiz maçta galipte gelmek isterdik ama olmadı. Rakip takım çok tecrübeli ve profesyonel futbolcuları bünyesinde barındırdığı bir ekip.Gerçektende yetenekli futbolcuları var.Dediğim gibi maçın genelinde iyiydik.Kadroyu tek tek değerlendircek olursam.Kalede Erdal çok başarılıydı ve yediği 6 gol dışında çok pozisyonu kurtardı. Müjdat tek kelimeyle hatasız oynadı.Bence maçın en diri adamıydı.Özgür içinde aynı düşünceleri paylaşıyorum. Çok iyiydi.Havadan pozisyon vermedi.Rakip forvete göz açtırmadı.Emrah defansın sağında oynadı.İleri çıkışlarda iyiydi fakat geri dönüşlerini iyiydi diyemicem.Hırslıydı.Hatta sert oynadı.Benim hatırladığım bir kaç tane sert hareketi vardı.Biraz daha iyi olması lazım.Özkan çalışkandı.Geçtiğimiz haftalarda olan maçlarından daha istekliydi ama yapmak istediği hareketleri yapamadı.Yinede izleyenlere ince bir kaç şov vari pozisyonlar gösterdi.Yinede iyiydi.Ally yine çok mücadele etti.Mükemmel hareketler yaptı.Benim görüşüm ayağında biraz daha az top tutup, şut çekse mükemmel üstü olacak.Kendi yorumumu yapmak istemiyorum ama yinede bir kaç kelime söylemem lazım.Orta sahamızla uyumlu olmaya çalıştım.Bir kaç pozisyonda bana yakışmayacak acemilikler yaptım.Attığım 3 golle görevimi yaptığımı düşünüyorum...İlerki haftalarda daha iyi olacağımızı biliyorum.Takımımız çok iyi herkes görevini yapmaya çalışıyor.
SERKAN ÖZSOY'DAN MAÇIN YORUMU

Fenerbahçe'nin unutulmaz futbolcularından Serkan Özsoy dün akşamki maç hakkında yorum yaptı..Serkan " Genelde maç ortada geçti. Rakip takımda maçı kazanabilirdi ama bizim tecrübeli elemanlarımız sayesinde maçı kazanmayı bildik. Fakat Black Stocking çok iyi bir kadro kurmuş şampiyonluk yolunda en ciddi rakibimiz olarak kendilerini görüyorum. " dedi...
2 Temmuz 2009 Perşembe
BLACK STOCKİNG 2009
ÖZGÜR ÇEK DEMİŞKEN SORMAK GEREK !

Millet şu an Sercan Yıldırım'ı konuşuyor bizim cephede ama ben birkaç gündür yazamadığım, hatırlatamadığım bir şeyin derdine düşmüş durumdayım. Geçen hafta bir arkadaş blogunda değinmişti birkaç cümleyle. Ben kendi cümlelerim yerine, sözü Fenerbahçe Spor Kulübü resmi sitesine bırakıyorum. Daha vurucu olmak adına.. İşte sitedeki 27 Şubat 2009 Cuma tarihli haber;
"...Törende öncelikle söz alan Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu, Özgür'ü yetiştiren ailesine ve hocalarına teşekkür ettiği konuşmasında şunları söyledi: "Sizlere daha önce Abdülkadir'in imza töreninde birkaç genç arkadaşımızı daha transfer edeceğimizi söylemiştim. Bugün, gençleştirme projesiyle ilgili bir adım daha atıyoruz. İlk örneği Özgür Çek. Altyapımızda yetişen genç arkadaşımız, Pazartesi günü A Takım'la birlikte antrenmana çıkacak. Yetenekli genç futbolcuları kulübe kazandırma amaçlı projemiz devam edecek. Özgür'ün babası Kadir Bey'e, Altyapıdan sorumlu yönetim kurulu üyemiz Ömer Temelli'ye ve Altyapı Koordinatörümüz Şenol Çorlu'ya teşekkür ediyorum. Kendisinin üst düzeyde önemli bir futbolcu olacağına inanıyorum ve ona 'Hoş geldin' diyorum"
Altyapı Koordinatörümüz Şenol Çorlu ise öğrencisi hakkında şunları söyledi: "Genç ve yetenekli arkadaşlarımızı kulübümüze kazandırmak öncelikli hedefimizdi. Bu hedefimizi birer birer gerçekleştiriyoruz. Özgür, kişiliğiyle, karakteriyle ve yeteneğiyle uzun yollar Fenerbahçe'ye hizmet edecektir. Kendisinden sonra gelecek arkadaşlara da örnek oluşturacaktır.
...İmza atan yeni transferimiz Özgür Çek de son olarak söz aldı ve "Beni buraya layık gören Başkanımız Aziz Yıldırım'a ve Yönetim Kurulu'na teşekkür ediyorum. Bana olan güvenlerini boşa çıkarmayacağım. Bu formanın ne kadar büyük olduğunu biliyorum. Ve karşılığını vereceğime inanıyorum. Roberto Carlos benim örnek aldığım bir futbolcu. Onunla aynı takımda olmak ve idmanlara çıkmak çok heyecan ve gurur verici." dedi.
Özer Hurmacı'nın transferini duyuran medya organları ne yazmıştı? Fenerbahçe, Özer Hurmacı'ya karşılık 4.2 milyon Euro ile İlhan Parlak ve genç futbolcu Özgür Çek'i vermeyi kabul etti.
Şayet bir şeyler kaçırdıysam cahilliğime verin. Bu haber ilk çıktığında Özgür Çek'in verilemeyceği söylenmişti. Daha sonra sordurdum bunu birilerine, böyle bir şeyin olmadığı söylendi. Madem öyle, bu sefer de şunu soralım; bu ne perhiz be birader? İlla orada pişip, milyonluk bonservis bedeline ulaşması mı gerekiyor bu adamın A takımda Fenerbahçe formasını giyebilmesi için? Hakkında onca övgü varken, milli takımlardaki başarıları ve memlekette zor bulunan bir mevkide oynuyor olmasına rağmen neden gönderdi Fenerbahçe bu çocuğu? Altyapı koordinatörü Şenol Çorlu şu an ne düşünüyor acaba? Yahut Özgür'ün gönderilmesine tepki verebilmiş midir? Veremediyse, o zaman ne diye o koltuğu meşgul ediyor? Şekip Bey'le ilgili bir şey demek istemiyorum. O apayrı bir yazı konusu zaten.
1 Temmuz 2009 Çarşamba
YENİ SEZON FORMAMIZ BELLİ OLDU
HEY GİDİ SHEVCHENKO

İlk gidişinde kıyamet kopmuştu. İkinci kez ayrılırken yine kıyamet koptu ama onun için değil. Milan taraftarı Kaka'nın satılmasına isyan ederken onun takımdan ayrılmış olması teferruattı. Shevchenko'nun kariyer planlaması yıldız adaylarına ders gibi okutulacak cinsten. Çocuklarım ingilizce öğrenecek diye Milano'dan Londra'ya firar ederken Berlusconi, oğlunun eski nişanlısı Kristen Pazik'in kocasını bir fino köpeği gibi yönettiğini söylüyordu. İnsan sırf bu laf yüzünden dönmez yahu Milan'a! Milan'ın Rivaldo ile başlayan eski yıldızları toplama kampanyasında Ronaldo'dan sonra gelir Sheva. Chelsea ile yolları ayrıldı. İngilizlerin yılda 7 milyon euro verdiği golcüye bu rakamı ödeyecek kulüp sayısı Avrupa'da bir elin parmaklarını geçmez. Elbette ki fiyat kırmak zorunda. Muhtemelen Roma'ya imza atacak. Totti'nin yeni sözleşmesine 5 milyon euro yazdıran Roma ancak 3.5, 4 milyon euro verecektir ona.
.jpg)








