26 Şubat 2010 Cuma




Daha iş bitmedi Lig Tv

Fenerbahçe taraftarı yıllardır Lig tv'de olanlar için sesin duyurmaya çalışıyor. Bu uğurda tam 8 yıldır gizliden veya açıktan sürdürülen bir savaş var. Bu süreçte Lig Tv aleyhine açılan pankartlar, Antu'dan yürütülen kampanyalar, Fenerbahçe spor kulübü tarafından yürütülen görüşmeler oldu.
Yıllardır süren bu protestoyu küçümsemek isteyenler, Lig TV'nin her takıma eşit derecede uzak olduğunu söylediler...Oysa durum hiçte öyle değildi...Bugün değişiyoruz diyen Lig Tv'de sorunlar hala devam ediyor. Bunların takipçisi olacağız...

Bugün Erman Toroğlu'nun yazılarını dikkatli takip edenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklar. Bunun da ötesinde Lig tv'nin ihale öncesi ve sonrası yayınlarını izleyenler de benim meramımı çok daha iyi anlayacaklardır. Neydi derdimiz?
1- Musa Çözen'in taraflı bir rej yaptığı: Bu konuda Erman Toroğlu geçtiğimiz günlerde bir itirafta bulundu ve gösterilmeyen bir pozisyon hakkında şöyle dedi, "Bu pozisyon Beşiktaş aleyhine olsa 8 kez gösterilirdi. Beşiktaş lehine olunca 1 kere lütfen gösterildi" Bu sorun hala devam ediyor. Örneğin Fenerbahçe- Bursaspor maçında Volkan'ın dirseği sadece 1 kez gösterildi. Bu dirseği atan bir Fenerbahçeli olsaydı defalarca gösterilecekti. Musa Çözen konusu mutlaka çözülmeli...

2-Maraton sorunu: Maraton'da ligin manipüle edildiğini söyledim durdum sürekli...Oradan yapılan yorumlardan hakemler de, Federasyon kurulları da etkileniyordu...Cezalar neredeyse Maraton'da Erman Toroğlu'nun ağzından çıkan rakama göre belirleniyordu. Bundan da en çok zararı hep Fenerbahçe gördü...İhale bitene kadar devam eder bunlar dedim bu blogta uzun
süre...Gerçekten de ihale bitti ve Lig Tv'de değişim başladı... Demek ki bazı şeyler kasıtlı ve bilinçli yapılıyormuş...

3- Maç özetleri: Lig Tv'de maç özetleri bir ultraaslan üyesine emanet edilmiş durumda. Bunu yıllardır her platformda vurguladım. Hatta daha da ileri giderek söyleyeyim bu insanla Murat Murathanoğlu, maç özetlerinde taraflı davranıldığı gerekçesiyle tekme tokat kavga bile ettiler. Bundan 3 yıl önce Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe-Galatasaray(2-0) maçındaki maç özetinde inanılmaz bir manipülasyon yapılmıştı. Sadece Galatasaray aleyhine olan olaylar özete konulmuştu. Bu işin uç noktası o gün olmuştu. Sürekli olarak manipüle edildi görüntüler. Bugün bu sorun da hala devam ediyor...

10 Şubat 2010 Çarşamba

TEŞEKKÜRLER CHEMEDYA


Blogları gezerken chemedya'daki bu yazıyı okudum ve çok hoşuma gitti. Paylaşmak istedim çünkü duygulara tercüman olan bir yazı olmuş. Tekrar teşekkürler chemedya..



Haftaya Şöyle Bir Baktım da...
Bazen öyle garip yorumlar yapılıyor ki şaşırıp kalıyoruz ancak bu yorumu yapan duayenlerimiz olduğu için bir bildikleri vardır diyerek susuyoruz. Örneğin total futbolun ne olduğunu öğrendik geçtiğimiz günlerde. 10 kişiyle savunma yapıp rakibe bol faul yapınca buna total futbol deniliyormuş...Hıncal Uluç öyle diyor...Ben daha çömezim. 74 Dünya kupasını da izlemedim. Total futbolun Barcelona'nın, zamanında Ajax'ın oynadığı futbol olduğunu sanıyordum. Meğer Diyarbakırspor total futbol oynuyormuş...Öğreniyoruz...Her geçen gün birşeyler daha öğreniyoruz...

Eğer ki Galatasaray'ın rakipleri sert oynamaya başlamışsa vay halimize...Türkiye'de yıldız oyuncusu olan tek kulüp Galatasaray'dır...Bu nedenle de tekmeler sadece Galatasaraylı futbolculara atılmaktadır. Bilin ki Galatasaray o sıralar pek iyi gitmiyordur ve ufaktan hakem yardımına ihtiyacı vardır. Yıllardır değişmez bu...Bugün Haldun Üstünel, Aziz Yıldırım'ı eleştirirken bile Kulüpler Birliği Başkanı olarak yıldız futbolcuları(mızı) korumak için konuşmalı demiş. Aman Aziz Yıldırım...Sakın başka yıldız futbolcuları korumak için konuşmayın. Galatasaraylı yıldızların korunması için konuşun sadece...

Peki Galatasaray böyle açıklamalarla hakemleri etkilerken eşi Adnan Polat'ın dergisinde çalışan Serhat Ulueren ne yapıyor? Tabi ki Başkan'ın sözlerini destekliyor...Kasap futbolcular klibi yapıyor. Peki bu klipte kimler var? Doğal olarak bu ülkenin en sert oynayan ve katı savunma yapan takımı var...Fenerbahçe'nin savunmacıları Lugano ve Bilica kasap futbolcular klibinin başrol oyuncuları... Adamlar haklı...Alex'in bu kadar çok sarı kart giydiği ortamda 0 (sıfır) sarı kart ile oynayan Servet'i mi o klibe koyacaklardı? Zaten hedef kutsal amaca hizmet...Bu arada Kanaltürk'ün ekranlarında ekstradan bilinç altına Lugano ve Bilica'nın kasap olduğunu da ekleseler ne olacak sanki...Nasılsa yıllardır bin türlü dümen yaptılar ve hala bu ülkenin saygın kanallarında müdürlük yapıyorlar...Yerleri sağlam...

Bu ülkede her kulübün iki maçı var...İkisi de Fenerbahçe ile. Bu söz Nihat Genç'e ait...Bu hafta Tolunay Kaskas'ın penaltılarını vermeyen ve kendilerini 10 kişi bırakan hakeme karşı tek kelime etmeyişiydi. Oysa Türk Futbolu'nun en kültürlü(!) adamı resimde görüldüğü gibi her Fenerbahçe maçından sonra sahaya dalıp hakeme saldırmasıyla tüm Fenerbahçelilerin kalbinde ayrı bir yere sahip. Konu eski takımı olunca Tolunay'ın sakinliği gerçekten de beni çok mutlu etti...

9 Şubat 2010 Salı

FORMA AŞKI BUDUR İŞTE !


İnsan 9 Aylık Yavrusunu Betona Atar mı ?

11 Haziaran 1980'de Rahmetli İslam Çupi Lefter ile röportaj yapar.Küçücük bir bölümü :

Fenerbahçe formasını uzun yıllar giymekten ötürü bir gün geldi kanıksadın mı ? Daha Kestirme bir deyimle "öf bee ! Artık bu forma benim sırtımı sıktı" dediğin oldu mu ?

-İnsan kucağındaki 9 aylık yavrusunu betonun üzerine atıp beynini paramparça eder mi ? Ben Fenerbahçe formasını sırtımda değil,başımda taşıdım.40 yaşında idim..Ogün'ü transfer etmişlerdi.Fikret Arıcan'la bir gün açık açık konuştum."Abi" dedim."Takım kaptanıyım.Yenetkli bir genç transfer ettiniz.Ben Lefter olarak ,"Ya ben ya Ogün" dersem bu gence yazık olur.İzin verin futbolu bırakayım".Fikret abimin bu isteğime cevabı şöyle oldu : "Hayır bırakamazsın.Biz Lefter'siz bir Fenerbahçe'yi tribünlere anlatamayız.15 kişinin Kadıköy'e yürüyüp Fenerbahçe Kulübünü yakmasını mı istiyorsun ? " Ben Fenerbahçe formasını her zaman "Tanrı uzun ömürler versin" aşkı ve anlayışı içinde giydim.

Fenerinbahcesi.blogspot.com dan alıntıdır..

8 Şubat 2010 Pazartesi

İŞİNE GELİNCE " YUMUŞAKLAR " GELMEYİNCE " KASAPLAR " !!



"Şunu görüyorum ki saha içinde tabir çok hoşuma gitmese de “kasap” diye taraftar tarafından adlandırılan futbolcular çok vicdansızca yıldız futbolcuları tekmeleyerek durdurmaya çalışıyorlar..!!"
Adnan Polat
Kardeşim adamların başkanı akıllı, bizimki gibi iş işten geçtikten sonra değil zoru görünce başlatıyor yangını..!!
Şimdi devre arası transfer şampiyonu(o da ne demekse.!) ama forvetsiz Galatasaray'ın başkanı ve yardımcısının yaptıkları "yıldız futbolcu korunmalı.!" açıklamaları, hatta Adnan Polat'ın daha da abartarak demecinde "kasap" tabirini de kullanması maçtan önce olası yenilgiye kılıf olacaktır..!!
Çıkıpta hiçbir Galatasaray'lı "kardeşim bu takımda zaten mevcut forvetlerimiz sakat, sen gittin mal bir kaleciyi tutmak adına eldeki tek forveti de yolladın.!" diyemediği-diyemeyeceği için olası suçlu-suçlular belli, Antalyaspor'lu ve Kayserispor'lu futbolcular ve onların sertliklerine göz yuman hakemler..!!
Kayserispor ve Galatasaray arasında Ali Turan transferi ile başlayan gerginlik, Galatasaray'lıların açıklamalarına Kayserispor'un resmi sitesinden verdiği cevapla iyice gerilip tuhaflaştı, inşallah akşamki maçta daha da saçmalayıp işin içine sıçmazlar..!!
"Merkez hakem komitesi’ni ve hakemleri uyarmak sayın Adnan Polat’ın hakkı değildir. Bu açıklamalar bir hak arayışı olamaz, olsa olsa bir haksızlık isteğidir. Sayın Polat bilmelidir ki, yıldız oyuncuya sahip tek kulüp Galatasaray değildir. Her zor maçtan önce rakibi, hakemi baskı altında tutma gayreti, futbola zarar vermekten başka bir şey olamaz..!!"
Kayserispor Kulübü
Ulan aslında Erman Toroğlu Maratonda devam etseydi bu malzemelerle ne bombalar yapardı bea..!?

Tamche'den alıntıdır.. Kalemine sağlık tamche....

5 Şubat 2010 Cuma

HASRETİ DİNDİRMEK İÇİN SAVAŞIYORLAR


Müthiş bir maçtı. Herşeyden önce oynanan futbol içimizi ısıttı. İnanılmaz futbol oynayan bir Fenerbahçe vardı akşam. Bursa sporu sahasına hapsetmiş , ayağında top tutturmayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Özlemişiz böyle oynayan takımımızı. Kaldıki tribündeki taraftar mest olmuş bir vaziyette , sesleri yırtılırcasına tezahüratlarını ve Fenerbahçe sevgilerini haykırıyorlardı. Dün gece taraftar bile ayrı bir güzeldi. Herkes tek ses tek yürek olmuş o kadar güzel bağırıyorlardıki inanın maçın bitmesini istemedim. Yağan kar sanki onlara dahada bir enerji veriyordu sanki. Sahada Fenerbahçe tribünde taraftar tek vücüd olmuşlardı. Ben bir kez daha anladım , Fenerbahçenin taraftarı tribünü doldurunca daha farklı oynuyor. Burdan yönetimimize ricada bulunuyorum , gördünüz dün akşamki tribünün ve Fenerbahçemizin halini. Artık lütfen bilet ücretlerinde indirime gidin. Bursa spor maçının kale arkası bilet ücreti 22 tl idi. Bundan sonrada bu olsun. En azından kale arkası fiyatları bu şekilde kalsın. Oraya gelir seviyesi düşük kişiler ve öğrenci arkadaşlarımız geliyorlar. Ne onları Fenerbahçemizden ayrı nede Fenerbahçemizi onlardan ayrı bırakın. Zaten öbür türlü olunca bişey değişmiyor. taraftar gitmeyince hasılat düşüyor ama bir yerden bilet ücretlerini düşük tutup taraftar gelince , hem hasılat çoğalıyor hem güzel bir görüntü ve takımımız çoşuyor. Fark bundan ibaret. Şimdi iş size düşüyor sevgili yöneticilerimiz. Futbol tribünler dolunca güzel.

2 Şubat 2010 Salı

BU SENE BİZİM


Artık alalım şu boktan kupayı. Alalımki sussun artık çeneler. Bıktık artık kaç senedir alamıyorsunuz bu kupayı. Sen gördünmü len bu kupayı gibi geyiklerden. Alalımki bizde rahatlayım. Zaten bu kupa sırf FENERBAHÇE bilmem kaç yıldır alamıyor diye kıymete bindi. Yoksa çok albenisi olan bir kupa değil. Bütün avrupada ( özellikle büyük takımlar ) yedek ağırlıklı çıkarlar bu maçlara ve dediğim gibi pek albenisi olan bir kupa değildir. Sadece anadolu takımlarının avrupaya gidebilme adına canını dişine takıp kazanmak için kıçını yırtıkları bir turnuvadır. Ama bu sene biz alalım. İki kupayı getirin bize canımızı verelim size !!!

20 Ocak 2010 Çarşamba

28 Aralık 2009 Pazartesi

MUHTEŞEM KADRO

Solda Sağa : Kaptan Emre , Özkan , İlhan Kuş , Erdal , Emrah Çat , Salih , Müjdat , Fatih , Ünsal , Ali Abi , Metin , Özgür.... İnanılmaz Kadro :)

13 Aralık 2009 Pazar

HAYDİ ÖZER


Özer “2010 Benim Yılım Olacak"
Fenerbahçe Gazetesi`nin, 72. sayısında oyuncumuz Özer Hurmacı ile yapılan ve "2010 patlama yılım olacak" başlığını taşıyan röportajın tamamı şöyledir:

"Fenerbahçe`ye gelmeden önce futbolculuk kariyerinin 10 senesini gurbette, 5 senesini de Ankara`da geçirmişti. Küçük yaşlarda, futbol alt yapısında meşin topla tanıştığı günlerde de hep yetenekli bir oyuncuydu.. Ailesi de bu yeteneğin üzerine gitti. Kendisi de çok çalıştı.. Hırsıyla, azmiyle kendisini kanıtlayarak Türkiye`nin en büyük kulübüne, Fenerbahçe`ye geldi..

Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman ile ilk tanıştığında, 3 kümede futbol oynayan 19 yaşında bir gençti Özer Hurmacı.. Ankaraspor`da kısa sürede kendisini kanıtlayarak çok genç sayılabilecek bir yaşta takım kaptanlığı sorumluluğunu yüklenmişti..

Kişilik yapısı olarak kaybetmeyi kolayca kabullenemeyen yapısı, yüklendiği kaptanlık sorumluluğu ile üst düzeye çıkmış, kaybetmenin, başarılı olamamanın stresini günlerce üzerinden atamayan kimlikli bir Özer Hurmacı rüzgarı esmeye başlamıştı futbol dünyamızda..

Fenerbahçe yönetimi, Aykut Hoca`nın da olumlu yaklaşımı sonucu, genç Özer`i geçen transfer sezonunda renklerimize bağlamıştı.. Ancak, geçen sezon sonunda yaşadığı ciddi bir sakatlık, onu sezon öncesi hazırlık kampına katılmaktan alıkoymuş, arzulanan formunu yakalaması böylece uzun zaman almıştı..

Fenerbahçe`ye daha uzun yıllar çok başarılı ghizmet verebileceğine herkesin inandığı Özer Hurmacı, bu ayki konuğumuz oldu.. Her sorumuza içtenlikle cevap verdi. Birlikte izleyelim..

Almanya kökenli bir futbolcusun.. Türkiye ile yurt dışı arasında futbol anlamında ne gibi farklılıklar var ?

"Almanya`nın alt yapısı Türkiye`ye göre biraz daha iyi diyebilirim. Çok genç yaştaki çocuklara büyük sorumluluklar verebiliyorlar.. Yurt dışında çok sık turnuvalar düzenleniyor. Ben Almanya`da salon futbolu da oynadım, bu benim teknik becerime olumlu katkı yapan bir tecrübe oldu..
Almanya`da çocuk yaşlardan itibaren çim sahalarda top oynamanız, genç yaşta daha çok yol kat etmenize yardımcı oluyor. Türkiye`de de artık alt yapıya özel bir önem veriliyor. Fenerbahçe`nin alt yapı tesislerinin Almanya`nın en iyi kulüpleriyle eşdeğer olduğunu söyleyebilirim.
Ben hep şunu öneriyorum. Türkiye`de her tarafa bina, apartman yapmak yerine iki tane güzel saha yapmak ve orada çocuklarımızın futbol oynamalarını sağlamak, ülke futboluna daha çok katkı sağlayacaktır.."

Sen de, Daum da aynı ekolden geliyorsunuz, buna rağmen aranızda farklılıklar oluyor mu?

"Benzerlikler çok ama tabii farklılıklar da var. Bu oyuncunun kendi kişisel yeteneği ve yetiştiği çevreye bağlı. Hocamız 27 yıldır teknik direktörlük yapıyor. Çok tecrübeli olduğu için birçok şeyi bizden daha iyi biliyor. Zaten bana göre futbolun dili her yerde birdir. Almanya, Türkiye, Brezilya fark etmez.."

"Özer Hurmacı`yı Özer Hurmacı yapan Aykut hocadır "

Aykut hoca ile aranızdaki bağı anlatır mısın?

"Aykut hocam ile tanıştığımızda ben daha 19 yaşındaydım. Üçüncü ligden kiralık olarak Ankaraspor`a geldim ve burada beraber çalıştık. Özer Hurmacı`yı Özer Hurmacı yapan Aykut hocadır diyebilirim.
Bana vermiş olduğu özgüven, futbolumu, profesyonellik anlayışımı ikiye hatta üçe katlamamı sağladı. Bana her zaman çok destek verdi. Ben de onu mahcup etmemek için de daha çok çalışıp, daha üst yerlere gelmek istiyorum. Ona ve Fenerbahçe camiasına bir borcum var ve şahsen bunun da bilincindeyim.."

Alex ile aynı takımdasın kaptanında seni çok beğendiğini biliyoruz takım içinde sana desteği nasıl?

"Alex`in Fenerbahçe`ye gelmiş geçmiş en büyük yabancı futbolcu olduğunu söyleyebilirim.. Ondan sadece futbol tekniği değil, profesyonellik yaşantısı konusunda da öğrenebileceğim çok şey var.. Antrenmanlardan sonra birlikte ikili çalışmalar yapıyoruz. Bana şimdiden çok şey verdi. Kendi yeteneklerime bunları da katabilirsem ilerde çok daha başarılı olabilirim.
Alex`i bir ağabey gibi görüyorum..Futbol kalitesinin yanı sıra karakter yapısıyla da zirveye ulaşmış bir insan.. Onunla birlikte aynı sahayı paylaşmak bile gerçekten heyecan ve onur verici!.. Ayrıca, medyada benim hakkımda söylediği olumlu şeyler, beni çok motive ediyor.."

"Ben hücuma dönük bir orta saha oyuncusuyum"

Mevki olarak ülkemizde yaratıcı oyuncu sıkıntısı var, bunu kendi özelliklerini katarak nasıl bağdaştırırsın?

"Bu sıkıntı sadece futbolda değil yaşamın her alanında var. Yaratıcılık kolay bulunan bir özellik değil. Futboldan bahsediyorsak yetenek ya da yaratıcılık çalışmadan, zorluklara katlanmadan bir işe yaramaz.

Ben kendimi sadece bir yerde değil, orta sahanın her bölgesinde görev yapabilen bir futbolcu olarak görüyorum. Maçın her dakikasında skoru değiştirebileceğimi düşünüyorum. Bunu kendime olan güvenimden dolayı söyleyebiliyorum. Özer Hurmacı`yı her yerde kullanabilirsiniz. İleride bunu da göstereceğim.."

Oyun içerisinde iki ayağını da iyi kullanıyorsun. Kendindeki iyi ve kötü özelliklerini sıralarsan aklına gelenler nelerdir?

"İyi özelliklerimi sıralarsam, epey bir yer tutar. Kötü özelliklerime gelirsek, kazanma hırsı çok yüksek bir futbolcuyum. Ancak bunu bugüne kadar gösterme imkânım az oldu. Önümüzdeki günlerde daha fazla forma şansı bulduğumda bunu taraftarımıza gösterebilirim.
Bir de kaybetmeyi kesinlikle kendime yediremiyorum. Küçüklüğümden beri kaybettiğim zamanlarda, bir iki gün üzerimden stresi atamıyorum, kendime gelemiyorum. Tabii bu da beni olumsuz etkiliyor. ."

Büyük takımda olmak sende ne gibi etkiler yarattı?

"Her şeyden önce büyük takımda oynamak çok güzel bir duygu. Hele bu büyük takım Fenerbahçe ise harika, tarif edilmesi güç bir duygu. Zaten futbolcuların büyük bir çoğunluğu büyük takımlarda oynamak isterler, ben de Fenerbahçe`ye geldim. Kendimi burada kanıtlayıp, Avrupa`da Türk futbolunu temsil etmek istiyorum."

Futbola başladığında bir idolün var mıydı?

"Tabii ki örnek aldığım futbolcular vardı. Küçükken boyum kısa olduğu için arkadaşlarım bana Diego diyordu, büyüdükçe Zidane`nın ekolünde yetiştiğimiz için onu örnek aldım. Bir de Edgar Davids`i çok beğenirdim."


Sakatlığın ve sonrasında artık kendini hazır hissediyor musun?

"Kendimi hazır hissediyorum ama ayağımdaki vidanın her sıçramam da batması veya ikili mücadeleye girdiğimde o vidayı hissetmem beni rahatsız ediyor. Yazın ameliyatla o vida alınacak ve ben tamamen rahatlayacağım."

Futbol dışında ilgilendiğin spor dalları var mı?

"Futbol dışında ilgilendiğim birçok spor dalı var. Basketbol, voleybol ve masa tenisini vakit buldukça oynayamaya çalışıyorum."

A Milli takımda seni ne zaman göreceğiz?

"Fenerbahçe forması altında 5-6 maç üst üste oynarsam o zaman A Milli takımın kapısının açılacağına inanıyorum. O yeteneğim var, kendime de güveniyorum. Açıkçası şu ana kadar hiç aday gösterilmesem de her zaman kendimi orada oynayabilecek gibi görüyorum. Çalışmaya devam edersem bir gün mutlaka bu hedefime de ulaşacağım."

Taraftarımıza yeni yıl için neler söylersin?

"2009 Fenerbahçe`ye transfer olduğum için benim için unutulmaz bir yıl. Ama aynı zamanda sakatlıklarla dolu bir yıl oldu. 2010 yılı için tek hedefim var sağlıklı bir şekilde, sakatlık geçirmeden futbol oynamak ve takımıma faydalı olmak. Lig de ve Avrupa`da çok büyük hedeflerimiz var. Başkanımızın sözü bizim sözümüzdür. Bunun bilincindeyiz. Son olarak taraftarımıza sesleniyorum: İçinde bulunduğumuz zor günleri, birlik beriberlik içinde aşacağımızı umuyorum.Herkes bu takıma güvensinler ve beni desteklemeye devam etsinler."

4 Aralık 2009 Cuma

TEK'İZ İŞTE VARMI ÖTESİ


FENERBAHÇELİ OLMAK
Fenerbahçe'li olmak Alex'i sevmektir , büyülenmektir...
Fenerbaheçe'li olmak Tanjeviç'ten nefret etmektir...
Fenerbahçe'li olmak orta parmak gösteren kadınla aynı takımı tutmaktır...
Fenerbahçe'li olmak başkanının derbi öncesi gönlüm x'ten yana açıklamasını sevinçle karşılamaktır...
Fenerbahçe'li olmak tek olmaktır...
1'e 17 olmaktır Fenerbahçe'li olmak...
Tek'iz ve mutluyuz... var mı ?

BLACK STOCKİNG

Bu takım övgülerin en güzelini hakediyor. Mükemmel bir takım olduk. Rakip olacağını zannetmiyorum bize. Akşam oynanan Spartak Maslak maçında futbol dersi verdi rakibine.Hatta rakip eski FENERBAHÇE'li Sercan Görgülü abimizide transfer ettiler ama nafile. Ders vermeye devam ediyoruz..

UÇTU UÇTU ERDAL UÇTU


Kedimisin bee kardeşim ! Kalede seyretmek zevk seni. Sanki kanatlanıyor uçuyor.Kalesini gole kapamış, öyle dik duruşu varki sahada, arkadaşlarına güven veriyor....

ERDAL CECH

Erdal mükemmel oynuyor bu aralar.Kalesinde devleşiyor her maç.Müthiş arzulu ve kendi söylemiyle keşke kaleciliğe erken başlasaydım. Evet bencede keşke başlasaydı ve şu an FENERBAHÇE'mizin kalesini o koruyordu.Hep böyle kal Erdal Cech.

17 Kasım 2009 Salı

TERBİYESİZLER!!!

ÇOK SAYGIDEĞER LİG TV COM TR YÖNETİCİLERİ !!!!

Sizin tarafsız bir site olduğunuza artık inanmıyorum.Hani nerde sizin çok bilmiş yöneticileriniz. Nerede o ağzı kalemi çok iyi laf yapan editörleriniz.Nerelerde köşe yazarlarınız. NEREDE,NERELERDE ? Ayıptır,Yazıktır,Günahtır hatta biraz daha ileri gidiyorum terbiyesizliktir sizin yaptığınız.Konu Galatasaray olunca kabuğunuza siniyorsunuz..Oysa birkaç hafta önce çok şeyler bilip çok şeyler söyleyip çok şeyler yazmıştınız. Ne olduda diliniz tutuldu,gözlerinize perde indi,elleriniz kalem tutmaz oldu. Lütfen cevap verin. Ne olur bir şeyler yazınki anlayalım sözde tarafsız olduğunuza ! . Güldürmeyin bizi. Kaldıki gülmemiz lazım ağlanacak halinize.Ogün şükrüsaraçoğlunda olanlar sadece kayıtlara geçebilicek arda ve cristian kavgasıydı ve sahaya hiç abartmıyorum atılan birkaç pet bardak su ( plastik şişe su demiyorum zaten yasak stadımızda ) ve maçın hakeminin başına isabet eden bir cisim ( para ,çakmak,su ) bilinmiyor..Soruyorum size bunlar hangi stad’da olmuyor. ( kavgayı demiyorum ) Sahaya hangi lig maçında bu ve buna benzer şeyler atılmıyor.Derbi maç bile demiyorum normal sıradan bir Anadolu maçında bile olan bir durum. Abartılıp ,abartılıp yayınlar yaptınız köşe yazıları yazdınız.Fenerbahçe yönetimi zaten bunu yapanların bırakmadı.Konunun hassasiyetinin üzerine gitti ve adalete teslim etti.Geçiştirildi küçücük haberlerle.Oysaki herkese ders olacak bir duruş sergilemişti yönetimimiz.övgüleride hak etmişti.Şimdi gelelim zurnanın zurt dediği yere. Abdi ipekçide oynanan Galatasaray Fenerbahçe basketbol maçında çıkan olaylara sesini çıkarmayan,8 yaşında bir çocuğun üstünde Fenerbahçe forması var diye ağızlarından salyalar akarak çocuğun üzerine yürüyen, o küçücük çocuğa etmedikleri küfürler bırakmayan ve çocuğu ve aliesine saldıran, formasını çıkarttırıp oradan uzaklaştırmaya çalışan ve çıkaran ve dahada olmadı deyip üzerindeki Fenerium dan aldığı eşofmanı ters giydirip, o çocuğun pisikolojisini mahvedip korkudan titreten, bu ağzından salya sümük akan hayvanlara neden bir şey yazmadınız. Neden neden neden..Bumudur sizin tarafsızlığınız.8 yaşındaki çocuktan bahsediyorum. Oysa o Fenerbahçeyi ve taraftarını yerden yere vurduğunuz şükrüsaraçoğlu stadında maçta galatasaray formasıyla küçücük bir çocuğun maç seyrettiğini.Kimsenin en ufak bir kötü kelime sarf etmediğini hatta ve hatta o çocuğa takılıp sizi yine yeneceğiz yine üzüleceksin gibi esprili takılmaları, saçlarını okşamalarınıda görmediniz duymadınız.Abdi ipekçide çıkan olaylarıda ,Adnan polatın sahanın ortasına geçip omuz omuza yapmasınıda görmediniz.Elbette sevineceksin ama olayların olduğu maçta sanki tasvip edermiş gibi oraya gidip sporcularınızla omuz omuza yapamazsınız.Yine Görmediniz ,duymadınız. Dimi ? Hak edene hak ettiği değeri vereceksiniz. Ben sizden bunu beklerim.İşte size iki kulüp ve yöneticilerinin arasındaki fark.Buda FENERBAHÇE büyüklüğü olsa gerek.Boşuna dememiş rahmetli Halit Çapın ağabeymiz “BİZ FENERBAHÇELİYİZ,BİZDEN ÇOK ADAM ÇIKAR” diye. ( nur içinde yatsın )

10 Kasım 2009 Salı

Ali Koç ve meali

* Roberto Carlos'un gidip gitmemesi beni o kadar ilgilendirmiyor. Zorla kimseyi tutamazsınız...
Meali: Bana göre o çoktan gitti. Zaten yaşı da geldi geçiyor.

* Tek forvetli sistemde Semih sıkıntıya giriyor. Olmaması gereken durumda kulübede oturuyor. Sahaya çıktığında da görevini yapıyor. Burada soru neden 2 forvetle oynamıyoruz...
Meali: Daum şu Semih'i harcama, takımı çift forvet oynat.

* Aklı olan başkan olmaz demiştim...
Meali: Ailem başkan olmama izin vermiyor.

* Benim çocuklarım başka bir takımı tutarlarsa ya hayatta olmam ya da onlara bakış açım değişir...
Meali: Herşey net. (Bu düşünceye ben de katılıyorum)

Takdir edersiniz ki mealler bana ait. Dolayısıyla katılmadığınız durumlar olacaktır.

BUNLARI DA TAKİP EDİN

Powered By Blogger

Bu Blogda Ara

İzleyiciler